DOLAR 42,5088 0.16%
EURO 49,3718 0.05%
ALTIN 5.762,771,55
BITCOIN 3848573-0.65255%
Lefkoşa
°

SABAHA KALAN SÜRE

  • HABERLER
  • SERVİS 1
  • SERVİS 3
  • FİNANSİF
  • İNTERAKTİF
  • HESAP
  • DİĞER
Görsel medyanın şiddet üzerindeki etkisinden nasıl korunabiliriz?

Görsel medyanın şiddet üzerindeki etkisinden nasıl korunabiliriz?

ABONE OL
29 Kasım 2025 19:07
Görsel medyanın şiddet üzerindeki etkisinden nasıl korunabiliriz?
0

BEĞENDİM

ABONE OL

EKRANLARDAKİ ŞİDDET

 

Bu kadar yaygın ve ciddi bir sorun karşısında bunu besleyen etkenlerin ortadan kaldırılması son derece önemli. Şiddet davranışıyla ilgili yapılan psikolojik çalışmalar bunun en önemli kaynaklarından birinin de görerek ve model alarak öğrenme olduğunu ortaya koyuyor. Artık günümüz insanın en çok maruz kaldığı görsellik ise ekranlardan gördüklerimiz. Televizyon dizilerinde işkence sahneleri, filmlerde estetize edilmiş kavga sahneleri, sosyal medyada viral olan şiddet görüntüleri… Hepimiz günde ortalama 6-8 saat ekran başında geçiriyoruz ve bu sürenin önemli bir kısmında şiddet içeriklerine maruz kalıyoruz. Amerikan Psikoloji Derneği’nin verilerine göre, bir genç 18 yaşına gelene kadar ekranlarda yaklaşık 200 bin şiddet sahnesi izliyor. Peki bu yoğun maruziyet, beyinlerimizde ve davranışlarımızda nasıl bir iz bırakıyor?

 

İlk etki, duyarsızlaşma olarak karşımıza çıkıyor. Albert Bandura’nın sosyal öğrenme kuramı temelinde yapılan çalışmalar, tekrarlayan şiddet görüntülerinin beyindeki empati merkezlerini köreltebildiğini gösteriyor. Başlangıçta rahatsız edici bulunan sahneler, zamanla “normal” karşılanmaya başlanıyor. Özellikle şiddetin kahramanlık, adalet veya mizah ile birlikte sunulduğu içeriklerde bu normalleşme çok daha hızlı gerçekleşiyor. Dizilerdeki “kötüyü cezalandıran” şiddet sahneleri veya sosyal medyada “hak etti” yorumlarıyla paylaşılan kavga görüntüleri, şiddeti haklı gösterme sürecini besliyor.

 

İkinci önemli etki, korku ve güvensizlik duygusunun artması. Çalışmalar yoğun şiddet içeriklerine maruz kalanların dünyayı olduğundan çok daha tehlikeli algıladığını ortaya koyuyor. Sürekli suç, kavga ve tehlike içeren diziler izleyenler, gerçek yaşamdaki şiddet oranlarını abartarak tahmin ediyor ve bu da sürekli bir tetikte olma haline yol açıyor.

 

Üçüncü etki ise, özellikle genç beyinlerde şiddetin bir sorun çözme yöntemi olarak öğrenilmesi. Şidddetle ilgili uzun soluklu bir araştırma, çocukluk döneminde şiddet içerikli oyunlar oynayan ve diziler izleyenlerin 15-20 yıl sonra saldırgan davranışlara daha yatkın olduklarını gösterdi. Beyin, gördüğü davranış kalıplarını içselleştiriyor ve zorlanma anlarında bu kalıplara başvuruyor.

 

SOSYAL MEDYANIN DİNAMİĞİ

 

Sosyal medya, geleneksel medyadan farklı olarak etkileşimli yapısıyla şiddetin yayılmasında ayrı bir rol oynuyor. Bir şiddet görüntüsü dakikalar içinde milyonlarca kişiye ulaşabiliyor, beğeniler ve paylaşımlar bu içeriği algoritmik olarak daha görünür kılıyor. Daha da önemlisi, sosyal medyada şiddete tanık olmak edilgin bir yaşantı değil; yorum yapma, paylaşma veya tepki verme yoluyla etkin bir katılıma dönüşebiliyor. Bu durum, şiddetin toplumsal onayını pekiştiriyor.

 

Ayrıca sosyal medyada gerçek şiddet görüntüleri, kurgu şiddetle yan yana duruyor ve bu ayrımın bulanıklaşması özellikle gençler için sorun yaratıyor. Gerçek bir kavganın paylaşımı ile dizi sahnesinin aynı hızda tüketilmesi, gerçeklik algısını zedeliyor.

 

ŞİDDETTEN KORUNMA YOLLARI

 

Peki bu kadar yaygın olan şiddet içeriklerinden nasıl korunabiliriz? İşte bilimsel araştırmaların önerdiği somut adımlar:

 

Eleştirel medya okuryazarlığını geliştirin. İzlediğiniz içerikleri sorgulayın: Bu sahnede şiddet neden gösteriliyor? Şiddet nasıl sunuluyor, kahramanca mı yoksa gerçekçi sonuçlarıyla mı? Çocuklarınızla birlikte izlediğiniz içerikleri konuşun. “Sence gerçek hayatta da böyle olur mu?” gibi sorular, medya ile gerçeklik arasında köprü kurmalarına yardımcı olur.

 

İçerik kontrolü ve zaman sınırı koyun. Yaş derecelendirmelerini ciddiye alın. 13+ veya 18+ işaretli içerikler boşuna konmamış. Çocuklarınızın ekran süresini sınırlayın ve içerik filtrelerini aktif kullanın. Yetişkinler için de gün içinde 1-2 saati aşan şiddet içerikli izleme alışkanlıkları gözden geçirilmeli.

 

Sosyal medya algoritmasını yönlendirin. Şiddet içeren paylaşımları “ilgimi çekmiyor” olarak işaretleyin, bu tür içerikleri paylaşan hesapları takipten çıkın. Algoritma, göstermediğiniz ilgiyi öğrenir ve beslenmenizi ona göre şekillendirir.

 

Denge kurun. İçerik çeşitliliğine önem verin. Yalnızca hareket ve gerilim değil, belgesel, komedi, drama gibi farklı türlerde içerikler izleyin. Bu, beynin şiddet dışında sorun çözme yolları görmesine olanak tanır.

 

Duygusal farkındalık geliştirin. Şiddet içerikli bir sahne izledikten sonra nasıl hissettiğinize dikkat edin. Gerginlik, sinirlilik veya saldırganlık hissediyorsanız, bu içeriğin size zarar verdiğinin işareti olabilir. Duygusal tepkilerinize kulak vererek izleme alışkanlıklarınızı düzenleyebilirsiniz.

 

Gerçek şiddet görüntülerini paylaşmayın. Sosyal medyada gördüğünüz gerçek şiddet içeriklerini, ne kadar kınamak amacıyla olsa da paylaşmayın. Her paylaşım, o içeriğin daha fazla kişiye ulaşmasını sağlayarak mağduru ikinci kez örseliyor ve şiddeti yeniden üretiyor.

 

Empati ve Şefkati besleyen içeriklere yönelin. Araştırmalar, prososyal içeriklerin (yardımlaşma, işbirliği, şefkat içeren) şiddet içeriklerinin etkilerini dengeleyebildiğini gösteriyor. Ailecek izlenecek içerikleri seçerken bu dengeye dikkat edin.

 

Son olarak unutmamalıyız ki; Medya şiddeti yok etmez hatta şiddete karşı duyarlılığımızı köreltebilir, şiddeti normalleştirebilir ve özellikle savunmasız beyinlerde şiddet eşiğini düşürebilir. Bilinçli tüketim hem bireysel hem de toplumsal olarak şiddeti azaltmanın önemli bir parçasıdır. Ekranlarımızın başında geçirdiğimiz saatler, sadece boş vakit değil, davranışlarımızı, değerlerimizi ve toplumsal normlarımızı şekillendiren öğrenme süreçleridir. Bu süreçlerde etkin ve eleştirel olmak, kendimiz ve sevdiklerimiz için alabileceğimiz en değerli önlemdir

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP
300x250r
300x250r