DOLAR 47,0434 0.2%
EURO 53,7187 -0.12%
ALTIN 6.225,550,12
BITCOIN 3005629-0.24598%
İstanbul
28°

AÇIK

SABAHA KALAN SÜRE

  • HABERLER
  • SERVİS 1
  • SERVİS 3
  • FİNANSİF
  • İNTERAKTİF
  • HESAP
  • DİĞER

“Hukuki ve Vicdani Değeri Yoktur”

“Hukuki ve Vicdani Değeri Yoktur”

ABONE OL
12 Temmuz 2026 11:55
“Hukuki ve Vicdani Değeri Yoktur”
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Başbakan Ünal Üstel, Avrupa Parlamentosu’nun kabul ettiği “1974 müdahalesinin Kıbrıslı kadınlar ve kız çocukları üzerindeki etkileri” başlıklı karara sert tepki gösterdi. Üstel, kararın tarihi gerçekleri çarpıtan, yalan ve iftiralarla dolu, tek taraflı siyasi propagandayla hazırlanmış, hukuki ve vicdani hiçbir değeri bulunmayan bir metin olduğunu vurguladı.

Kararı kınayan Başbakan Üstel, bu adımın Avrupa Parlamentosu’nun Kıbrıs meselesindeki tarafsızlığını tamamen yitirdiğinin ve Rum tarafının siyasi söylemlerini sorgulamadan benimseyen bir anlayışın esiri haline geldiğinin en açık kanıtı olduğunu ifade etti.

AP’nin tarihi gerçekleri görmezden gelerek yalnızca Rum tezlerini esas almasının adalet ve insan hakları ilkeleriyle bağdaşmadığına dikkat çeken Üstel, tarihin sadece işe gelen kısmını okumanın gerçekleri değiştirmeyeceğini belirtti.

“AB Kurumlarını Adil ve Objektif Olmaya Davet Ediyoruz”

Avrupa Birliği kurumlarını ideolojik ve taraflı yaklaşımlardan vazgeçmeye çağıran Üstel, Kıbrıs meselesine adil, objektif ve tarihi gerçekler ışığında yaklaşılması gerektiğini kaydetti.

Başbakan Ünal Üstel, yaptığı yazılı açıklamada şu ifadelere yer verdi

“Yalan, karalama, iftira dolu ve tarihi gerçekleri yok sayan bu kararı kınıyoruz. Avrupa Parlamentosu’nun 8 Temmuz 2026 tarihinde kabul ettiği, ‘1974 müdahalesinin Kıbrıslı kadınlar ve kız çocukları üzerindeki etkileri’ başlıklı karar; tarihi gerçekleri çarpıtan, yalanlar, iftiralar ve tek taraflı siyasi propagandayla hazırlanmış, hukuki ve vicdani hiçbir değeri bulunmayan bir metindir. Bu karar, Avrupa Parlamentosu’nun Kıbrıs meselesinde tarafsızlığını tamamen yitirdiğinin ve Rum tarafının siyasi söylemlerini sorgulamadan benimseyen bir anlayışın esiri haline geldiğinin son örneğidir.”

“Kıbrıs’ta insan hakları ve insanlık suçu arayanlar, bunu Kıbrıs Türk halkında ya da kahraman Türk Silahlı Kuvvetleri’nde değil; 1963’te ortaklık devletinin kurumlarını silah zoruyla işgal edenlerde, Kıbrıs Türklerini devletin tüm organlarından dışlayanlarda, köylerimizi yakanlarda, masum insanlarimizi toplu mezarlara gömenlerde, halkımızı yıllarca çadırlarda ve kuşatma altında yaşamaya mahkum edenlerde aramalıdır. Avrupa Parlamentosu’nun, bu tarihi gerçekleri görmezden gelerek yalnızca Rum tezlerini esas alması ne adaletle ne de insan hakları anlayışıyla bağdaşmaktadır. Tarihin yalnızca işine gelen kısmını okumak, gerçeği değiştirmez.”

“Türkiye Cumhuriyeti’nin 20 Temmuz 1974 Barış Harekatı, 1960 Garanti Antlaşması’ndan doğan hak ve yükümlülükler çerçevesinde gerçekleştirilmiş meşru bir müdahaledir. O gün atılan adım, Kıbrıs Türk halkını yok olmaktan kurtarmış, adaya barışı ve istikrarı getirmiştir. Bugün Kıbrıs’ta elli yılı aşkın süredir yeni bir savaş yaşanmamış olmasının temelinde de bu tarihi müdahale bulunmaktadır. Hiç kimsenin, kahraman Türk Silahlı Kuvvetleri’ne iftira atmasına, Anavatan Türkiye’yi haksız ithamlarla hedef almasına ve Kıbrıs Türk halkının haklı mücadelesini karalamasına sessiz kalmayacağız.”

“Gerçekler, Avrupa Parlamentosu’nda alınan siyasi kararlarla değişmez. Tarih; lobilerin hazırladığı raporlarla değil, yaşanmış gerçeklerle yazılır. Avrupa Birliği kurumlarını ideolojik ve taraflı yaklaşımlardan vazgeçmeye, Kıbrıs meselesine adil, objektif ve tarihi gerçekler ışığında yaklaşmaya davet ediyoruz. Kıbrıs Türk halkı, Anavatan Türkiye’nin güçlü desteğiyle egemen eşitlik, eşit uluslararası statü ve iki devlet temelindeki haklı davasını aynı kararlılıkla sürdürecektir.”

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP
300x250r
300x250r