DOLAR 47,1668 0.14%
EURO 53,9986 -0.05%
ALTIN 6.052,500,51
BITCOIN 0%
İstanbul
27°

PARÇALI AZ BULUTLU

SABAHA KALAN SÜRE

  • HABERLER
  • SERVİS 1
  • SERVİS 3
  • FİNANSİF
  • İNTERAKTİF
  • HESAP
  • DİĞER

“Risk Grubundakiler Düzenli Test Yaptırmalı”

“Risk Grubundakiler Düzenli Test Yaptırmalı”

ABONE OL
17 Temmuz 2026 09:30
“Risk Grubundakiler Düzenli Test Yaptırmalı”
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Emre Vudalı, modern tedavi yöntemleri sayesinde ölümcül olmaktan çıkıp yönetilebilir kronik bir rahatsızlığa dönüşen HIV’in, ülkemizde özellikle genç nüfusu etkilediğini belirtti. Vudalı, bu durumun önüne geçilebilmesi için eğitim ve toplumsal bilinçlenmenin hayati önem taşıdığını vurguladı.

Avrupa ülkelerinde koruyucu sağlık politikaları ve yaygın eğitim çalışmaları sayesinde vaka sayılarının düşüş eğiliminde olduğunu ifade eden Vudalı, Türkiye ve KKTC’de ise genç vakalarda bir miktar artış gözlemlendiğini kaydetti. Dr. Vudalı, “Özellikle risk grubundaki kişilerin düzenli test yaptırmadığını gözlemliyoruz” diyerek erken tanının önemine dikkat çekti.

“Erken Tanı Bulaş Zincirini Kırmak İçin Çok Önemli”

HIV/AIDS konusundaki güncel durumu, tanı, tedavi ve korunma yöntemlerini Türk Ajansı Kıbrıs’a değerlendiren Dr. Emre Vudalı, erken tanının hem bireyin sağlığını korumak hem de toplumdaki bulaş zincirini kırmak açısından kritik bir rol oynadığını ifade etti.

Toplumsal ön yargılara değinen Vudalı, şu ifadeleri kullandı

“HIV pozitif insanları mimlemek veya soyutlamak yerine topluma kazandırmak gerekiyor. Tedavi edilen HIV, tansiyon veya diyabetten farklı değil… İlaçlarını düzenli kullanan hastalar hayatlarına kaldığı yerden devam edebilir.”

Son günlerde sosyal medyada Lefke bölgesine yönelik ortaya atılan iddialara da açıklık getiren Vudalı, bu bölgeden temas şüphesiyle test yaptırmak üzere hastaneye başvuran herhangi bir kimsenin bulunmadığını açıkladı.

29 Yılda 178 Vaka Tespit Edildi

Ülke genelindeki istatistiki verileri paylaşan Dr. Emre Vudalı, KKTC’de ilk vakanın tespit edildiği 1997 yılından bu yana geçen 29 yıllık süreçte, toplam 178 KKTC vatandaşının HIV pozitif olarak kayıtlara geçtiğini bildirdi.

Bu süreçte 11 hastanın yaşamını yitirdiğini belirten Vudalı, şu an aktif olarak takip ve tedavisi sürdürülen vaka sayısının 168 olduğunu kaydetti. Ülkede her yıl ortalama 15 ila 20 yeni vaka bildirimi yapıldığını ifade eden Vudalı, bu kişilerin ağırlıklı olarak cinsel açıdan aktif dönemde olan 20 ile 40 yaş arasındaki bireyler olduğunu aktardı.

Son 4 yıllık veriler incelendiğinde vaka sayılarında artış eğilimi görüldüğünü dile getiren Vudalı, yılbaşından bugüne kadar Sağlık Bakanlığı’na toplam 13 yeni HIV pozitif vakası bildirildiğini açıkladı.

HIV ve AIDS Arasındaki Fark Nedir?

HIV’in din, dil, etnik köken, yaş veya cinsel yönelim ayırt etmeksizin herkesi etkileyebileceğini belirten Vudalı, virüsle enfekte olan kişilerin tedavi almaması durumunda bağışıklık sistemlerinin zamanla savunmasız kalacağını hatırlattı.

Toplumda sıkça karıştırılan HIV ve AIDS kavramları arasındaki farkı açıklayan Vudalı, her HIV pozitif bireyin AIDS aşamasında olmadığını, “Kazanılmış Bağışıklık Yetmezlik Sendromu” olarak adlandırılan AIDS’in, HIV’in neden olduğu hastalığın son klinik evresi olduğunu belirtti.

Belirtiler Grip Benzeri Şikayetlerle Başlıyor

Virüsün vücuda girmesini takip eden ilk bir ay içinde genellikle grip benzeri şikayetlerin görüldüğünü ve bu belirtilerin kolayca gözden kaçabildiğini ifade eden Vudalı, ilk aşamada hiçbir belirti olmayabileceği gibi şu yakınmaların da ortaya çıkabileceğini söyledi

  • Hızlı kilo kaybı ve kuru öksürük
  • Tekrarlayan yüksek ateş ve gece terlemeleri
  • Açıklanamayan halsizlik
  • Koltuk altı, kasık veya boyun lenf bezlerinde büyüme

Hastalığın 2 ila 10 yıl sürebilen ve “sessiz dönem” olarak adlandırılan ikinci evresinde belirgin bir bulgu gözlenmediğini belirten Vudalı, tedavi edilmediği takdirde bağışıklık sisteminin sinsice zayıflayarak fırsatçı enfeksiyonlara ve bazı kanser türlerine zemin hazırlayacağı uyarısında bulundu.

İsim Vermeden Test Yaptırmak Mümkün

HIV’in yasal olarak bildirilmesi zorunlu hastalıklar kapsamında olduğunu hatırlatan Vudalı, tanı için basit bir kan testinin yeterli olduğunu, tüm devlet hastanelerinde ve birçok özel laboratuvarda bu testlerin güvenle yapıldığını belirtti.

Toplumsal baskı ve damgalanma korkusu yaşayan bireyler için önemli bir kolaylığı paylaşan Vudalı, şu bilgileri verdi

“Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’nde isim vermeden test yaptırmak mümkündür. Bireylerin bir enfeksiyon hastalıkları uzmanına başvurması yeterlidir. Hastanemizde görevli 4 enfeksiyon uzmanı bu süreçleri gizlilik içinde yürüterek hastaların tedavilerini üstleniyor.”

İlk yapılan tarama testlerinin “ön tanı” niteliğinde olduğunu ve bazen “yalancı pozitif” sonuçlar alınabildiğini belirten Vudalı, kesin tanı için mutlaka ileri doğrulama tetkiklerinin yapılması gerektiğini vurguladı.

“Günlük Sosyal İlişkilerle Bulaşmaz”

Doğru zamanda ve düzenli tedaviye başlayan HIV pozitif kişilerin sağlıklı ve uzun bir ömür sürebileceğini, normal bir aile ve iş hayatına sahip olabileceğini belirten Vudalı, HIV pozitif annelerin tıbbi destekle tamamen sağlıklı ve virüs taşımayan bebekler dünyaya getirebileceğinin altını çizdi.

Halk arasındaki yersiz korkulara değinen Vudalı, HIV’in şu yollarla bulaşmayacağını vurguladı

  • El sıkışmak, sarılmak ve sosyal ilişkiler
  • Ortak çatal, kaşık, bardak kullanımı
  • Ortak havuz, tuvalet kullanımı
  • Öpüşmek, ter veya tükürük salgısı

Risk Grupları ve Korunma Yöntemleri

Dr. Emre Vudalı; korunmasız cinsel ilişki yaşayanların, birden fazla partneri olanların, ortak enjektör kullanan damar içi ilaç bağımlılarının, HIV pozitif kişiyle korunmasız temas kuranların ve erkekler arası eşcinsel ilişki yaşayan bireylerin yüksek risk altında olduğunu belirtti.

Kimlerin hangi sıklıkla test yaptırması gerektiğine değinen Vudalı, “13 ile 64 yaş arasındaki her bireyin hayatında en az bir kez HIV testi yaptırmasını öneriyoruz” dedi. Risk grubundaki bireylerin ise her 3 ila 6 ayda bir düzenli test yaptırmasının faydalı olacağını ekledi.

Kondom kullanımının halen en güvenilir korunma yöntemi olduğunu ifade eden Vudalı, riskli temas öncesinde koruma sağlayan PrEP ilacının yanı sıra, olası riskli temastan sonraki ilk 2 ila 72 saat içinde başlanması gereken PEP tedavisinin 28 gün kesintisiz kullanıldığında bulaş riskini yaklaşık yüzde 80 oranında azalttığını aktardı.

Yabancı Uyruklu Kişiler İçin Yeni Düzenleme

Geçmiş yıllarda HIV pozitif olduğu saptanan yabancı uyruklu kişilerin doğrudan sınır dışı edildiğini hatırlatan Dr. Emre Vudalı, yapılan yeni ve insani düzenlemeyi şu sözlerle paylaştı

“Virüsü ülkemizde kaptığı belirlenen ve düzenli tedaviyle bulaştırıcılığı bulunmayan yabancı uyruklu kişilerin artık doğrudan sınır dışı edilmemesi yönünde düzenleme yapıldı. Bu kişiler tedavilerini sürdürerek ülkemizde yasal olarak yaşamaya devam edebiliyor.”

Eğitimcilere ve Medyaya Çağrı

Sağlıklı bir gelecek için cinsel eğitim ve cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar konusunun okul müfredatlarına dahil edilmesi gerektiğini belirten Dr. Emre Vudalı, toplum genelinde bilimsel farkındalık seminerlerinin yaygınlaştırılması çağrısında bulundu. Vudalı ayrıca, medyada kullanılan korkutucu ve damgalayıcı görsellerin yersiz korkuları beslediğini ifade ederek hasta gizliliğinin korunmasının önemini vurguladı.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP
300x250r
300x250r