Bir devrin sonu: MTV küresel müzik yayıncılığından çekiliyor
MTV, 1981 yılında yayına başladığında sembolik bir tercihle The Buggles grubunun "Video Killed the Radio Star" (Video Radyo Yıldızını Öldürdü) klibini yayınlamış ve müzik ile pop kültüründe yeni bir çağ başlatmıştı.
Aradan geçen kırk yılı aşkın sürenin ardından, kanalın sahibi olan ABD’li medya devi Paramount Skydance, bu kez kendisi benzer bir dönüşümün öznesi haline geldi.
Şirket, çevrimiçi yayın platformları ve sosyal medya ile rekabette zorlandığı gerekçesiyle uluslararası müzik yayıncılığı faaliyetlerini kademeli olarak sonlandırma kararı aldı.
Paramount kaynaklarının AFP ajansına doğruladığı bilgilere göre MTV Music, MTV Hits ile 80’ler ve 90’lar müziğine odaklanan tematik kanallar, önümüzdeki aylarda İngiltere ve çeşitli Avrupa ülkelerinde kapatılacak.
Basına yansıyan bilgiler Fransa, Almanya, Polonya, Avustralya ve Brezilya’daki müzik kanallarının da yıl sonuna kadar yayın hayatına veda edeceğini ortaya koyuyor.
Karar, kanalın popülaritesinin zirve yaptığı dönemlerde milyonlarca ekrana konuk olan sunucular ile hayranlar tarafından "bir devrin sonu" olarak tanımlandı.
Manchester Metropolitan Üniversitesi’nden ekran çalışmaları profesörü Kirsty Fairclough, durumu AFP’ye değerlendirirken, MTV’yi geçmişte "devrimci" kılan koşulların artık mevcut olmadığına dikkat çekti.
Fairclough, YouTube ve TikTok gibi dijital platformların yükselişinin, insanların müzik ve görüntülerle kurduğu ilişkiyi tamamen yeniden şekillendirdiğini vurguladı.
Fairclough, "İzleyiciler veya dinleyiciler artık televizyon karşısında oturup akışta ne varsa onu izlemenin sağlayamayacağı bir 'anlık erişim' ve 'etkileşim' bekliyor" ifadelerini kullandı.
"M" HARFİ MÜZİĞİ TARİF EDİYORDU
MTV Avrupa’nın dans müziği programlarını 1990’larda yöneten ve yapımcılığını üstlenen James Hyman ise, kanalın internetin yaygınlaşmasından önce büyük bir gelişim gösterdiğini belirtti.
O dönemki atmosferi anlatan Hyman, "Çok heyecan vericiydi çünkü insanların elinde temel olarak sadece bu vardı" diye konuştu.
Hyman, tekno, house ve trance müziğin yükselen yıldızlarını ekranlara taşıyan ve kulüp kültürünü kutlayan Party Zone programının merkezinde, dönemin ünlü VJ’i Simone Angel ile birlikte yer alıyordu.
Her iki isim de MTV Avrupa’nın bölgesel iştiraklere bölündüğü ve 2000’lerin başında müzik programcılığından reality şovlara yöneldiği dönemde kanaldan ayrılmıştı.
Hollandalı sunucu Simone Angel, o süreci hatırlatarak, "Farklı bölgelere bölünmeye başladığında kalbim kırılmıştı. Benim için sonun başlangıcı oydu" dedi.
BBC News’e verdiği demeçte güncel kararı değerlendiren Angel, yaşananların kendisini derinden üzdüğünü belirtti. Angel, "Zamana ayak uydurmak zorundasınız. MTV bugüne kadar dünyanın en tanınmış markalarından biri oldu. Bunu neden çöpe atarsınız ki?" sorusunu yöneltti.
Eski sunucu, kanalın tamamen yok olmadığını ancak sadece reality şovlara dönüştüğünü vurguladı ve "Bu, MTV’nin ne olduğu ya da ne olması gerektiğiyle örtüşmüyor" ifadelerini kullandı.
Hyman ise durumu şu sözlerle özetledi: "'M' harfi müziği tarif ediyordu (Music) ve artık yok."
KANAL BÜTÇE KESİNTİLERİYLE BOĞUŞUYORDU
Geçtiğimiz ay The Guardian’da yer alan habere göre, Paramount Skydance tarafından yapılan açıklamada İngiltere’deki MTV Music, MTV 80s, MTV 90s, Club MTV ve MTV Live kanallarının 31 Aralık 2025 tarihinden itibaren yayından kaldırılacağı belirtilmişti.
Sadece amiral gemisi niteliğindeki MTV HD kanalının yayına devam edeceği, fakat bu kanalın da müzikten ziyade Geordie Shore ve Naked Dating UK gibi reality programlarına odaklanacağı ifade edilmişti.
Söz konusu karar, izleyicilerin müzik videolarını geleneksel televizyon yerine YouTube ve sosyal medya platformlarından izlemeyi tercih ettiği, değişen tüketim alışkanlıklarının bir yansıması olarak görülüyor.
The Wall Street Journal’ın daha önce yer verdiği habere göre, Paramount Skydance yönetimi, rakiplerinin aksine MTV ve kardeş kanallarını elden çıkarmak yerine yeniden canlandırmanın yollarını arıyordu.
Bununla birlikte şirket, Skydance ile yılın başlarında gerçekleşen birleşmenin ardından çeşitli maliyet kısıtıcı önlemleri hayata geçirdi.
Geçen ay 1000 kişinin işten çıkarıldığı duyuruldu ve diğer kablolu televizyon teklifleri incelemeye alındı.
Ağustos ayında şirket, Jack Ryan ve The Spiderwick Chronicles gibi yapımların arkasındaki Paramount Television Studios’u da kapatmıştı.
New York Post’a konuşan kaynaklar, CEO David Ellison ve yardımcısı Jeff Shell’in şimdilik MTV’nin Amerika Birleşik Devletleri’ndeki operasyonlarını kapatmayı planlamadığını aktardı.
Kaynaklar, kanalın ABD’de hala "ikonik bir marka" olduğunu ve operasyonları sürdürecek yeterli izleyici kitlesine sahip bulunduğunu belirtti. Ancak ABD dışındaki pazarlarda strateji net bir şekilde küçülme yönünde ilerliyor.
SEKTÖRÜN İÇİNDEN BAKIŞ: KLİP YÖNETMENLERİ ZORDAYDI
Öte yandan MTV’nin müzik platformlarını kapatması, müzik kliplerinin günümüz endüstrisindeki konumunu ve bu formun hala geçerli bir ifade aracı olup olmadığını sorgulatıyor.
Jonathan Glazer gibi yönetmenlerin kariyerlerini başlatan ünlü yapım şirketi Academy Films’in geliştirme başkanı Jennifer Byrne, plak şirketlerinin artık kliplere eskisi kadar büyük yatırımlar yapmaya istekli olmadığını söyledi.
Guardian'a konuşan Byrne, "Parayı eskisinden çok daha fazla teslimat kalemine harcamaya çalışıyorlar" diyerek, çevrimiçi video ve sosyal medya platformlarının çokluğuna işaret etti.
Ayrıca Byrne, "Eskiden sadece üç dakikalık bir videoydu. Şimdi ise soru şu: Tüm bu farklı kitlelere nasıl ulaşırsınız ve bunu 10 farklı şekilde kurgulayabilir misiniz?" diye sordu.
İngiliz pop şarkıcıları PinkPantheress ve George Riley için klipler çeken Londra merkezli yönetmen Iris Luz, görünüşte basit klipler için bile bütçelerin hızla daraldığını belirtti.
Luz, "Bana kolay görünen bir fikirle geldiğimde insanların 'Hayır, bu 50 milyar pound tutar' dediği çok oluyor. Ben de 'Bu komik, çünkü dört kişiyle tek bir evde geçiyor' diyorum. Neler olduğunu anlamıyorum" şeklinde konuştu.
Hem Luz hem de Byrne, MTV’nin kapanmasının müzik klipleri üzerinde genel anlamda önemli bir etkisi olacağına inanmadıklarını dile getirdi.
Luz’a göre klipler artık promosyon araçlarından ziyade, izleyicinin sanatçıyı benimsemesini sağlayan "ilişkilendirilebilirlik ve markalama araçlarına" dönüştü. Müzisyen Hannah Diamond da The Guardian’a yaptığı değerlendirmede benzer bir görüşü paylaştı:
"Son birkaç yıldır MTV daha ziyade nostaljik bir anıya dönüştü. O kadar uzun zamandır muhabbetin bir parçası değil ki, bunu sona vermeleri beni hiç şaşırtmıyor."
Buna rağmen MTV’nin yarattığı etki yadsınamaz. Kirsty Fairclough, MTV ve MTV Avrupa’nın zirve dönemindeki etkisinin "deprem niteliğinde" olduğunu, hem ünlü hem de yükselmekte olan sanatçıları dünyanın dört bir yanındaki müzikseverlerin evlerine soktuğunu hatırlattı.
Fairclough, "Müziğin hem görsel hem de kültürel olarak nasıl deneyimlendiği konusunda kesinlikle bir devrin sonunu işaret ediyor, zira MTV popüler müziği temelden yeniden şekillendirmişti" değerlendirmesinde bulundu.
Michael Jackson'ın "Thriller" klibinin prömiyeri ve Madonna'nın 1984'teki ilk MTV Video Müzik Ödülleri'ndeki (VMA) "Like a Virgin" performansı gibi anlar, kültürel tartışmaları belirleyen olaylar olarak tarihe geçti.
James Hyman, kanalın İngiltere ve Avrupa'daki moda, film ve müzik üzerindeki kapsamlı etkisini hatırlatarak, "MTV o kadar güçlüydü ki gençlik kültürünü tanımlıyordu" dedi.
Müzik kanallarının kapanma tehlikesiyle karşı karşıya olduğu haberleri yayıldığından bu yana, Hyman ve Angel, Paramount’u arşiv kasetlerini halka açmaya çağırıyor ve insanların hala MTV’lerini istediklerinde ısrar ediyorlar.
Simone Angel, "Bana öyle geliyor ki MTV çok uzun zamandır bitkisel hayattaydı" diyerek sözlerini şöyle tamamladı:
"Ama şimdi fişi çekmekle tehdit ettiklerinde hepimiz aniden fark ettik... Bu bizim için çok fazla anlam ifade ediyor."