“Doğal gaz konusunda teknik çalışmaları tamamlayarak, kısa sürede yatırım aşamasına geçmeyi öngörüyoruz”
“Doğal gaz
tamamen iki ülkenin kararına bağlı bir mesele”
“Haziran ayı
içerisinde KKTC’ye ziyaretimiz olacak”
Yılmaz, Üstel ile ortak basın açıklaması yaptı
Lefkoşa, 20
Mayıs 26Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet
Yılmaz, Türkiye ile KKTC arasında karşılıklı doğal gaz
tedarik imkânı sağlayacak doğal gaz boru hattı kurulmasına yönelik bir
anlaşmanın hayata geçirilmesi de dahil olmak üzere farklı alternatifler
üzerinde çalıştıklarını açıkladı.
Doğalgaz
konusunda başlattıkları teknik çalışmaları tamamlayarak, kısa süre içerisinde
yatırım aşamasına geçilmesini öngördüklerini kaydeden Yılmaz, kablo ile
elektrik projesinde, Avrupa Birliği ile ilişkiler bağlamında bazı meseleler
olduğunu ancak doğal gazda böyle bir mesele olmadığını söyleyerek, “Doğal gaz
tamamen iki ülkenin kararına bağlı bir mesele” dedi.
Türkiye Cumhuriyeti Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar ile birlikte Haziran ayında KKTC’yi ziyaret etmeyi planladıklarını belirten Yılmaz, en kısa sürede
hükümetler arası anlaşmayla birlikte bu stratejik projenin altyapısını
oluşturmayı, teknik çalışmalar biter bitmez de projeyi başlatmayı
öngördüklerini ifade etti.
Başbakan Ünal
Üstel ile TC Cumhurbaşkanı Yılmaz, Ankara’daki görüşmelerinin ardından ortak
basın açıklaması yaptı.
-“Görüşmemizin
ana gündemini enerji alanındaki iş birliğimiz oluşturdu”
TC
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Başbakan Üstel ile görüşmelerinde, KKTC ile
ikili ilişkileri kapsamlı biçimde ele alarak, iş birliğini kuvvetlendirme
yolunda atacakları adımları ve hayata geçirecekleri çeşitli projeleri istişare
etme imkânı bulduklarını dile getirdi.
2026 Yılı
İktisadi ve Mali İş birliği Anlaşmasını, 9 Nisan’da Ankara’da imzaladıklarını
hatırlatan Yılmaz, anlaşmanın bir kez daha hayırlara vesile olmasını temenni ederek,
sürece katkı sunan tüm kurumlara ve paydaşlara teşekkür etti. Anlaşmanın,
KKTC’deki iç hukuk sürecinin kısa süre önce tamamlanmış olmasından duyduğu memnuniyeti dile getiren Yılmaz, “Ülkemizdeki ilgili süreçlerin de en kısa süre içinde
tamamlanacağını öngörüyoruz” dedi.
TC Enerji ve
Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın da katılımı ile gerçekleşen
bugünkü görüşmenin ana gündemini enerji alanındaki iş birliğinin oluşturduğunu söyleyen Yılmaz, KKTC’nin enerji arz güvenliğinin güçlendirilmesi, üretim
kapasitesinin artırılması ve enerji altyapısının daha sağlam bir yapıya
kavuşturulması yönünde yürüttükleri çalışmaları kapsamlı biçimde ele aldıklarını
kaydetti.
-“Devreye
alınan mobil santral sayısı yediye ulaştı”
“Kıbrıs Türkü
kardeşlerimizin önceliği neyse biz de bu öncelikleri esas alıyoruz” diyen Yılmaz, enerji konusunun bu anlamda öncelikleri arasında
en üst sıralarda olduğunu belirtti. Adanın enerji arz güvenliğine dönük olarak
KKTC’de gerçekleştirilen saha incelemeleri ve görüşmeler neticesinde, EÜAŞ
aracılığıyla Eylül 2024 itibarıyla beş mobil santralin adada tesis edildiğini dile getirenYılmaz, geçen yıl, iki mobil santralin daha KKTC’ye sevkiyatının
tamamlanmasıyla birlikte devreye alınan mobil santral sayısının yediye ulaştığına
dikkat çekti.
Her biri 25
megawatt gücündeki santrallerle KKTC’nin giderek artan elektrik ihtiyacının
sağlıklı şekilde karşılanabilmesinin sağlandığını dile getiren Yılmaz, bu santrallerin
tüm bakım ve onarımlarının, Türkiye tarafından karşılandığını söyledi.
-“KIB-TEK’e ait
dört dizel makinenin bakımına ilişkin giderler karşılanacak”
Kıbrıs Türk
Elektrik Kurumu bünyesinde yer alan dizel makinelerin bakım, onarım
ve arıza tamirlerinin de, belirli dönemlerde iki ülke arasında imzalanan
İktisadi ve Mali İşbirliği Anlaşması aracılığıyla karşılandığını belirten
Yılmaz, “Verdiğimiz blokelerle EÜAŞ’ın iş birliğinde 2026 Anlaşması kapsamında
da, KIB-TEK’e ait dört dizel makinenin bakımına ilişkin giderler karşılanacak
olup, böylece adada elektrik üretim faaliyetlerinin devam etmesi ve kondisyon
kayıplarının en aza indirilmesi hedeflenmektedir” dedi.
KIB-TEK’in
ihtiyaç duyduğu akaryakıtın navlun bedelinin de anlaşma kapsamında karşılandığını
dile getiren Yılmaz, bu yatırım ve projeler ile özellikle
yaz döneminde adada yaşanan elektrik kesintilerinin önüne geçilmesinin hedeflendiğini
vurguladı.
Tüm gayretlerinin,
KKTC vatandaşlarının ve işletmelerinin daha güçlü bir enerji altyapısına
kavuşması olduğunu kaydeden Yılmaz, “Bu çerçevede orta-uzun vadede
KKTC’nin enerji arzını güvence altına alacak projeleri hayata geçirmekte
kararlıyız” ifadelerini kullandı.
-“Doğal gaz konusunda başlattığımız teknik çalışmaları tamamlayarak, yatırım aşamasına geçilmesini öngörüyoruz”
Adadaki enerji
arz güvenliğinin sağlanması kapsamında, kablo ile elektrik projesi ve bu proje
ile ilgili uzun vadeli perspektiflerini koruyarak, Türkiye ile KKTC arasında
karşılıklı doğal gaz tedarik imkânı sağlayacak doğal gaz boru hattı kurulmasına
yönelik bir anlaşmanın hayata geçirilmesi de dahil olmak üzere farklı
alternatifler üzerinde KKTC’deki meslektaşlarıyla birlikte çalıştıklarını söyleyen
Yılmaz, projenin, enerji alanındaki iş birliklerini stratejik bakımdan daha
ileri bir seviyeye taşıyacağına inanç belirtti.
“KKTC enerji
arzına ilişkin atılması gereken adımlar önceliklerimiz arasında yer alıyor, bu konudaki girişimlerimize kararlılıkla devam edeceğiz” diyen Yılmaz, doğal gaz
konusunda başlattıkları teknik çalışmaları tamamlayarak, kısa süre içerisinde yatırım
aşamasına geçilmesini öngördüklerini vurguladı.
-“Haziran ayı
içerisinde KKTC’ye ziyaretimiz olacak”
Çok yoğun bir
çalışma sergilendiğini dile getiren Yılmaz, “Muhtemelen haziran ayı içerisinde sayın
bakanımızla birlikte KKTC’ye ziyaretimiz olacak” diyerek, en kısa sürede
hükümetler arası anlaşmayla birlikte bu stratejik projenin altyapısını
oluşturmayı, teknik çalışmalar biter bitmez de projeyi başlatmayı
öngördüklerini kaydetti.
Kablo ile
elektrik projesinde, Avrupa Birliği ile ilişkiler bağlamında bazı meseleler
olduğunu ancak doğal gazda böyle bir mesele olmadığını söyleyen Cevdet Yılmaz,
“Doğal gaz tamamen iki ülkenin kararına bağlı mesele… Dolayısıyla burada
hükümetler arası anlaşmayı yaptığımız andan itibaren çok kısa süre içinde
gerekli adımları atmamız konusunda bir perspektife sahip olduğumuzu ifade etmek
isterim” diye konuştu.
-“Gayemiz, KKTC’nin
Doğu Akdeniz’in parlayan yıldızı haline gelmesi”
KKTC’nin
kendine yeterli, küresel dönüşümleri takip eden ve uyum sağlayabilen, rekabet
gücü yüksek bir ekonomiye kavuşması için gayretlerini sürdürdüklerini dile
getiren Yılmaz, şu ifadeleri kullandı
“Gayemiz,
KKTC’nin güçlü altyapısıyla, turizmiyle, üniversiteleriyle, AR-GE merkezleriyle,
bilişim vadileriyle Doğu Akdeniz’in parlayan yıldızı haline gelmesidir. Bu
yolda on yıllardır süren haksız izolasyonlar bizi yıldırmamakta, aksine dayanışma
irademizi perçinlemekte, çalışma azmimizi güçlendirmektedir. Zira bu güzel
ülkenin ve insanlarının ihyası, bizim milli davamızın ayrılmaz bir parçasıdır.”
Türkiye’nin,
tüm kurum ve kuruluşlarıyla tıpkı geçmişte olduğu gibi bugün de KKTC’nin her
daim yanında olduğunun altını çizen Yılmaz, “Türkiye, bundan sonra da her daim
KKTC’nin yanında duracak, Kıbrıs Türk halkının hürriyetinin ve refahının
muhafazası yönünde ahdi ve tarihi sorumluluklarını hassasiyetle yerine
getirmeye devam edecektir” vurgusu yaptı.
-“Adadaki iki
eşit egemen halkın ve iki devletin varlığı kabul edilmeden, gerçeklere dayalı
bir çözüm mümkün değil”
“Milli davamız Kıbrıs
meselesinde, Kıbrıs Türkü kardeşlerimizle omuz omuza, adalet mücadelemizi var
gücümüzle sürdürüyoruz” diyen Yılmaz, adadaki iki eşit egemen halkın ve iki devletin
varlığı kabul edilmeden, gerçeklere dayalı bir çözümün mümkün olmadığını belirtti.
Kıbrıslı
Rumların çözüm konusunda samimi olmadığını,adanın ortak sahibi olan Kıbrıs
Türk halkıyla siyasi gücü ve refahı siyasi eşitlik temelinde paylaşmak istemediklerini söyleyen Yılmaz, “Rum yönetimi ve siyasetçileri günaşırı yaptıkları mesnetsiz
açıklamalarla, Kıbrıs Türklerine ve Türkiye’ye karşı nefret duygularını ifade
etmekten çekinmiyorlar” dedi.
Uluslararası sularda
SUMUD filosuna İsrail yönetiminin yaptığı hukuksuz müdahalelere destek veren
Rum tarafının, insani değerler ve uluslararası hukuk anlamında nasıl bir
zihniyete sahip olduğunu ortaya koyduğunu söyleyen Yılmaz, şöyle konuştu
“Ancak biz tüm
bunlara rağmen Kıbrıslı Türk kardeşlerimizle çıktığımız bu adalet yolculuğunda,
yola güçlenerek devam ediyoruz. Kıbrıslı Türklerin derdini, mutluluğunu,
gururunu ve mücadele azmini her daim yüreğinde hisseden Türk milleti, bu yolda
azim ve kararlılıkla yürümeye devam edecektir.”
Adadaki iki
komşu devletin iyi ilişkiler ve iş birliği içerisinde yan yana yaşamasının,
bölgesel istikrara ve refaha eşsiz katkılar sunacağına dikkat çeken Yılmaz, Barış
Harekatı sonrası yarım asrı aşan huzur ve güven ikliminin, Türkler kadar
Rumların da kalkınmasına zemin hazırladığını belirtti.
Yılmaz, “Tüm ada
bugün, geçmişine göre çok daha demokratik, çok daha müreffeh bir konumdadır.
Bunun temelini de, 1974’teki Barış Harekatı’nın oluşturduğu huzur ve güven
iklimi ve istikrar teşkil etmiştir. Bu gerçeğin er ya da geç tüm dünyaca
görüleceğine dair inancımız tamdır” dedi.
Türkiye olarak
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne desteklerini sürdüreceklerini yineleyen
Yılmaz, uluslararası topluma Kıbrıs Türklerinin haklı davasını her platformda anlatmaya
devam edeceklerini vurguladı.
HaberAfet İlban