KTÖS, kolejlere giriş sistemini Eğitim Bakanlığı önünde eylemle eleştirdi

KTÖS, kolejlere giriş sistemini Eğitim Bakanlığı önünde eylemle eleştirdi

Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası (KTÖS), kolej sınavlarının çağdaş bir ölçme değerlendirme sistemi olmadığı, öğrenciler arasında eşitsizlik yarattığı ve kaldırılması gerektiği gerekçesiyle Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı önünde eylem yaptı.

Basın açıklaması da yapılan eylemde, KTÖS yetkilileri “Çocuklarımızın Yarışacağı Değil Eşit Şekilde Ulaşabileceği Bir Eğitim İstiyoruz” pankartı açtı.

KTÖS Genel Sekreteri Şener Elcil, eğitimin temelinin yaşayarak ve yaparak öğrenme olduğunu, ezberle yetişen bir neslin; sorgulayan, araştıran ve soru soran bir nesil olamayacağını ifade etti.

Elcil, “kolej sınavlarının yıllardan beri toplumun başına adeta bela olduğunu, öğrencilerin bir sınav stresi altında yarıştırılırken, ailelerin de çocuklarını özel dersten özel derse koşuşturduğunu” anlattı.

Bugüne kadar bu konuda, sendikanın yapmadığı eylem, söylemediği söz kalmadığını belirten Elcil, kaldırılan kolej sınavlarının ardından gelişmeler yaşanmasına rağmen, “kolejler kapatılıyor” gibi yalan sözlerle konunun seçimlere malzeme yapıldığını ve sistemin kaldığı yerden devam ettirildiğini belirtti.

Elcil, ayrıca bu yıl CoVid-19 pandemisi nedeniyle öğrenciler arasında fırsat eşitsizliği bulunduğunu da ekledi.

Elcil’in konuşmasının ardından KTÖS Eğitim Sekreteri Burak Maviş, hazırlanan bildiriyi basına okudu.

Bildiride şu ifadelere yer verildi:

“Her kesimin temsil edildiği ve 286 kişinin katıldığı V. Eğitim Şurasında kolej giriş sistemi ile ilgili alınan kararlar yeterli ve uygulanabilirdir.

Böylesi yarışmacı bir düzen içerisine itilen, bu düzende var olmak için çaba harcayan ve stres altında ezilen çocuklarımız toplumsal utancımız olmalıdır.

KTÖS, çocuklarımızın yarışacağı değil eşit şekilde ulaşabileceği bir kolej giriş sistemi yaratmaya hazırdır.

Kolejlere girişte uygulanan yarışmacı sınav sistemi 50 yıldır süregelen ve kalıcı çözüm üretilemeyen bir sorun olarak karşımızda durmaya devam etmektedir.

Eğitim Şuralarının tümünde bu yarışmacı giriş sınavlarının kaldırılması yönünde karar üretilmiş olmasına rağmen eğitimi yönetenler bu soruna hala daha çağdaş bir çözüm getirememişlerdir.

Sn. Nazım Çavuşoğlu, eğitim sendikalarının önerilerini dinlemek yerine UBP Başkanı olmaya odaklanmış, kolej giriş sistemi ile ilgili teknik komite yapmamış ve telafisi olmayan yarışmacı sınavlarla sistemin devam edeceğini açıklamıştır.

Sınav anlayışı değişmediği gibi, sınavın içeriğindeki anlayış da değişmemiştir. İngilizceden iki konu hariç, sınavın içeriği geçen yılki müfredatın aynısıdır. Bu durum, her gün özel okullara ve dershanelere devam edenler ile kamu okullarına devam edenlerin 3/2’si arasında devlet eliyle ciddi bir eşitsizlik yaratmıştır. Çocukları yarıştıran bu sistemin kazananı olmayacağı gibi, bu sistem çocukları, öğrencileri ve okulları başarılı/başarısız diye ayrıştırmaya devam edecektir. Çocukların ilgi, yetenek, beceri ve potansiyellerine göre değerlendirilip, yönlendirilmesi gerektiğini arzu ettiğimizi belirtir, 2020-2021 eğitim öğretim yılı için Eğitim Bakanlığı’na bu yanlış uygulamadan vazgeçmesi için çağrımızı yineliyoruz.

Pandemi ile hayatımızın değiştiği bu dönemde, Eğitim Bakanlığı eğitim-öğretim faaliyetlerinin tamamını merkezi sınavlara ve kolej sınavına endekslemesi görmezden gelemeyeceğimiz bir gerçektir. Birçok ülkede farklı değerlendirme modelleri ile mülakata ve ürün dosyasına dayalı yerleştirmeler yapılırken, kolej giriş sisteminin 50 yıl önceki gibi yapılması çağdışı kalmış bir anlayışın ürünüdür.

Mevcut kolej giriş sınav sistemi, eğitim sistemi içerisinde ve okullarda yarattığı sorunlar yanında önemli sosyal ve ekonomik sorunları da beraberinde getirmektedir. Sosyal ve ekonomik olarak farklı sınıfta olan öğrenciler arasında yaratılan fırsat eşitsizliği ciddi bir toplumsal sorunumuzdur. Mevcut giriş sistemi dershane ve etüt merkezleri ile iç içe geçmiş eğreti bir yapı haline gelmiş, eğitimin alınıp satıldığı büyük bir pazar yaratmıştır. Böylesi yarışmacı bir düzen içerisine itilen, bu düzende var olmak için çaba harcayan ve stres altında ezilen çocuklarımız toplumsal utancımız olmalıdır.

KTÖS çağ nüfusunun ’inin başarılı,

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?