DOLAR 46,8629 0.16%
EURO 53,6121 0%
ALTIN 6.277,781,33
BITCOIN 0%
İstanbul
24°

AÇIK

SABAHA KALAN SÜRE

  • HABERLER
  • SERVİS 1
  • SERVİS 3
  • FİNANSİF
  • İNTERAKTİF
  • HESAP
  • DİĞER
admin

admin

04 Temmuz 2026 Cumartesi

Rum tarafının hukuku siyasi bir silah olarak kullanmasına seyirci kalmayacağız

Rum tarafının hukuku siyasi bir silah olarak kullanmasına seyirci kalmayacağız
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Başbakan Ünal Üstel, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin hukuku siyasi bir araç olarak kullanmasına ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin egemenlik alanına yönelik saldırılarına seyirci kalmayacaklarını vurguladı.

Fransa’da, KKTC mevzuatına uygun şekilde emlak danışmanlığı faaliyetinde bulunan Litvanya vatandaşı Rasa Zilevice hakkında Rum Yönetimi’nin çıkardığı Avrupa Tutuklama Emri kapsamında yürütülen iade sürecini endişeyle takip ettiklerini belirten Üstel, Aix-en-Provence İstinaf Mahkemesi’nin kararının yalnızca bireysel bir adli mesele olmadığını ifade etti.

“Egemenlik Alanımıza Yönelik Açık Bir Saldırıdır”

KKTC’nin bir hukuk devleti olduğunu belirten Başbakan Ünal Üstel, yaptığı yazılı açıklamada şu ifadelere yer verdi

“Bu karar, Rum tarafının Avrupa Birliği hukukunu ve uluslararası adli iş birliği mekanizmalarını siyasallaştırarak, KKTC’nin egemenlik alanına, hukuk düzenine ve ekonomik yaşamına müdahale etme girişimlerinden biridir. Bunu kabul etmiyoruz. Sessiz de kalmayacağız. Yasalarımıza uygun faaliyet gösteren kişilerin, Rum tarafının tek taraflı iddialarıyla üçüncü ülkelerde tutuklanmaya çalışılması, egemenlik alanımıza yönelik açık bir saldırıdır.”

1974 öncesinden kaynaklanan mülkiyet meselesinin Kıbrıs sorununun en temel başlıklarından biri olduğunu hatırlatan Üstel, bu sorunun yatırımcıların, emlak danışmanlarının veya ekonomik faaliyet yürüten kişilerin suçlanması ya da baskı altına alınmasıyla çözülemeyeceğini kaydetti.

“Taşınmaz Mal Komisyonu Etkin Bir İç Hukuk Yoludur”

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından etkin bir iç hukuk yolu olarak kabul edilen Taşınmaz Mal Komisyonu’nun faaliyetlerini sürdürdüğünü hatırlatan Üstel, mülkiyet iddialarının ele alınacağı hukuki mekanizmanın belli olduğunu ve Rum tarafının yargı yetkisini Kuzey Kıbrıs’a taşımaya çalışmasının kabul edilemez olduğunu belirtti.

Benzer hukuki nitelikteki Behdad Jafari dosyasında iade talebini reddeden mahkemenin, Rasa Zilevice dosyasında farklı bir karar vermesinin hukuki tutarlılık açısından ciddi soru işaretleri doğurduğuna dikkat çeken Üstel, hükümetin bu süreci sıradan bir adli mesele olarak görmediğini ifade etti.

“Yasal Faaliyet Gösteren Hiç Kimse Sahipsiz Değildir”

İlgili tüm kurumların konuyu yakından takip ettiğini ve anavatan Türkiye Cumhuriyeti ile birlikte gerekli hukuki ve diplomatik adımların kararlılıkla değerlendirildiğini belirten Başbakan Üstel, açıklamasını şöyle sürdürdü

“Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde yaşayan, çalışan, yatırım yapan ve yasalarımıza uygun faaliyet gösteren hiç kimse sahipsiz değildir. Halkımızın ve ülkemizde yasal faaliyet gösteren herkesin haklarını korumaya devam edeceğiz.”

Bir taraftan Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin himayesinde yeni bir diyalog ortamı oluşturulmaya çalışılırken, diğer taraftan Rum Yönetimi’nin tutuklama emirleri ve cezai soruşturmalar yoluyla Kıbrıs Türk ekonomisini hedef almasının büyük bir çelişki olduğunu ve çözüm sürecini dinamitlediğini belirten Üstel, güven artırıcı önlemlerden ve çözümden söz edenlerin Kıbrıs Türk halkının egemenlik alanını yok sayamayacağını vurguladı.

Rum liderliğine tehdit ve baskı siyasetine son vermesi çağrısında bulunan Üstel, Türkiye Cumhuriyeti ile birlikte gerekli tüm hukuki ve diplomatik girişimlerin kararlılıkla sürdürüleceğini ve devletin egemenliğinden, hukuk düzeninden ve ekonomik varlığından taviz verilmeyeceğini ifade etti.