Başbakan Ünal Üstel, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin son dönemde Kıbrıs Türk halkının uluslararası temaslarını, ekonomik ve sosyal yaşamını, kurumlarını ve egemenlik haklarını hedef alan girişimlerine sert tepki gösterdi. Üstel, Rum liderliğine seslenerek, “Kıbrıs Türk halkını hedef alan baskı siyasetinizden vazgeçin” çağrısında bulundu.
Yaptığı yazılı açıklamada Rum Yönetimi’nin sistematik engellemelerini kınayan Başbakan Üstel, Kıbrıs Türk halkının tecridi, izolasyonları ve insanlık dışı uygulamaları asla kabul etmeyeceğini; devletine, haklarına ve egemenliğine sonuna kadar sahip çıkacağını vurguladı.
Girne’de yapılması planlanan uluslararası bir müzik etkinliğine yönelik engelleme girişimlerine, Cumhurbaşkanlığı Müsteşarı Mehmet Dana’nın yabancı diplomatik temsilcilerle temaslarının engellenmek istenmesine, Maraş, Gazimağusa ve Girne başta olmak üzere ülke topraklarına yönelik tehditlere ve Taşınmaz Mal Komisyonu üzerindeki baskılara değinen Üstel, bu adımların Rum zihniyetinin değişmediğini kanıtladığını ifade etti.
“Bunların bizleri haklarımızdan, egemenliğimizden ve devletimizden vazgeçireceğini düşünenler büyük bir gaflet içerisindedir. Bu asla olmayacaktır. Bir taraftan diyalog, diğer taraftan baskı… Rum Yönetimi bir taraftan federasyondan, yeniden birleşmeden ve güven yaratmaktan söz ederken, diğer taraftan Kıbrıs Türk halkının dünyayla temaslarını ve uluslararası etkinliklerini engellemeye ve kurumlar üzerinde baskı kurmaya çalışıyor.”
Uluslararası kamuoyunun bu ikiyüzlü tutumu görmesi gerektiğini belirten Üstel, bir kültür etkinliğini engellemenin veya diplomatik temasların önüne geçmenin güven ortamını yok ettiğini dile getirdi.
Kıbrıs Türk halkının dünya ile bağlarının koparılamayacağını kaydeden Üstel, şu değerlendirmelerde bulundu
“Hiç kimse Kıbrıs Türk halkına kiminle görüşeceğini, hangi ülkenin temsilcisiyle temas kuracağını veya kendi ülkesinde hangi uluslararası etkinliği düzenleyeceğini dikte ettiremez. Bizim de tüm dünya halkları gibi dünyayla ilişki kurma ve kendimizi anlatma hakkımız vardır. KKTC’nin kurumlarına müdahale edemezsiniz.”
Taşınmaz Mal Komisyonu’nun uluslararası meşruiyete sahip ve tescilli bir mekanizma olduğunu hatırlatan Üstel, mülkiyet konusunun Kıbrıs Türk halkını ekonomik baskı altına almak veya yatırımcıları korkutmak amacıyla siyasi bir silaha dönüştürülmesine izin vermeyeceklerini vurguladı.
Türkiye Cumhuriyeti’nin etkin ve fiili garantörlüğü ile Türk askerinin Ada’daki caydırıcı varlığının tartışmaya açılamayacağının altını çizen Başbakan Üstel, Kıbrıs Türk halkının güvenliğinin hiçbir şekilde pazarlık konusu yapılamayacağını ifade etti.
Kıbrıs Türk tarafının her zaman diyalog ve samimi iş birliğinden yana olduğunu hatırlatan Üstel, açıklamasını şu sözlerle tamamladı
“Ancak diyalog baskı, iş birliği izolasyon, çözüm ise Kıbrıs Türk halkının haklarından, egemenliğinden ve devletinden vazgeçmesi anlamına gelmez. Rum Yönetimi gerçekten yeni bir dönem istiyorsa bu tehdit siyasetini terk etmelidir. Bizi dünyadan kopararak ortaklık kuramazsınız, ekonomik baskıyla geriletemezsiniz, kurumlarımızı hedef alarak irademizi kıramazsınız. Ve en önemlisi; Kıbrıs Türk halkını yok sayarak Kıbrıs’ta bir gelecek kuramazsınız.”
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.