DOLAR 47,4201 0.05%
EURO 54,8089 0.72%
ALTIN 6.267,171,12
BITCOIN 30734820.4%
İstanbul
28°

AÇIK

SABAHA KALAN SÜRE

  • HABERLER
  • SERVİS 1
  • SERVİS 3
  • FİNANSİF
  • İNTERAKTİF
  • HESAP
  • DİĞER

“Bizim Açımızdan Hiçbir Meşruiyeti Yoktur”

“Bizim Açımızdan Hiçbir Meşruiyeti Yoktur”

ABONE OL
30 Temmuz 2026 17:20
“Bizim Açımızdan Hiçbir Meşruiyeti Yoktur”
0

BEĞENDİM

ABONE OL

KKTC Dışişleri Bakanlığı, Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı Raffaele Fitto’nun “AB Kıbrıs Özel Temsilcisi” sıfatıyla adada yürüteceği herhangi bir faaliyet veya sürece müdahil olma girişiminin kabul edilmeyeceğini duyurarak, kendisinin muhatap alınmasının söz konusu olmadığını açıkladı.

Bakanlık tarafından yapılan yazılı açıklamada, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin talebi doğrultusunda, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin rızası alınmadan ve Kıbrıs Türk halkının iradesi yok sayılarak yapılan bu görevlendirmenin hiçbir meşruiyet taşımadığı vurgulandı.

“AB’nin Müdahil Olma İsrarlarının Son Örneği”

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri António Guterres’in Kıbrıs temaslarının hemen ardından Fitto’nun adayı ziyaret etmesine değinilen açıklamada, bu durumun Avrupa Birliği’nin Kıbrıs konusuna müdahil olma ısrarının son örneği olduğu belirtildi.

Dışişleri Bakanlığı açıklamasında şu ifadelere yer verildi

blockquote>

“Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin dahi Kıbrıs konusunda bir özel temsilci atamaktan imtina ettiği, sadece şahsi bir temsilci görevlendirdiği mevcut durumda ve taraflar arasında resmî bir müzakere sürecinin bulunmadığı bir ortamda, GKRY’nin talebi üzerine sözde bir Kıbrıs özel temsilcisi görevlendirilmesi bizim açımızdan hiçbir meşruiyet taşımamaktadır. Bu itibarla, söz konusu sıfatla ülkemizde yürüteceği herhangi bir faaliyet veya olası bir sürece müdahil olma girişiminin hükümetimizce kabul edilmesi mümkün olmamakla birlikte, kendisinin de herhangi bir şekilde muhatap alınması söz konusu değildir.”

“Adadaki Dengesizliğin En Büyük Sorumlusu AB’dir”

Kıbrıs Türk halkının iradesini göz ardı ederek GKRY’yi 2004 yılında tek taraflı olarak üyeliğe kabul eden AB’nin tarafsızlığını yitirdiği ifade edilen açıklamada, bu hatanın Rum tarafının uzlaşmaz tutumunu cesaretlendirdiği ve taraflar arasındaki statü eşitsizliğini derinleştirdiği kaydedildi. Açıklamada, adada yaşanan dengesizliğin en büyük sorumlularından birinin Avrupa Birliği olduğu vurgulandı.

Avrupa Birliği’nin Kıbrıs meselesine yapıcı katkı sağlama konusunda samimi olması halinde, Kıbrıs Türk halkına uygulanan haksız izolasyonları sona erdirmek için somut adımlar atması gerektiği belirtilirken, AB’deki oy birliği kuralı nedeniyle bu yönde olumlu bir yanıt beklenemeyeceği eklendi.

“Kalıcı Anlaşma Gerçeklerin Kabul Edilmesiyle Mümkün”

Ada’da iki ayrı halk, iki ayrı devlet ve iki ayrı demokratik otorite bulunduğuna dikkat çekilen açıklama, şu değerlendirmeyle tamamlandı

“Kalıcı ve sürdürülebilir bir anlaşma ancak bu gerçeklerin kabul edilmesi, tarafların egemen eşitliği ile eşit uluslararası statülerinin teyit edilmesi ve iki devlet arasında iş birliğine dayalı bir ilişkinin tesis edilmesiyle mümkündür. Bu gerçekler kabul edilmeden atılacak hiçbir tek taraflı adımın Kıbrıs Türk halkı açısından hukuki veya siyasi herhangi bir sonuç doğurmayacağını bir kez daha vurguluyoruz.”

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP
300x250r
300x250r

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.