DOLAR 47,9075-0,02%
EURO 55,4988-0,05%
ALTIN 6.718,37-1,27
BITCOIN 30967170.9%
İstanbul
29°

AÇIK

SABAHA KALAN SÜRE

KKTC’nin Demokrasisi, Huzuru ve Güvenliği Tercih Nedenidir

KKTC’nin Demokrasisi, Huzuru ve Güvenliği Tercih Nedenidir

ABONE OL
18 Ağustos 2026 19:45
KKTC’nin Demokrasisi, Huzuru ve Güvenliği Tercih Nedenidir
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, son dönemde gündeme gelen olayları ve toplum güvenliğine ilişkin tartışmaları değerlendirerek, KKTC’nin güvenli bir ülke olduğunu, sahip olduğu demokrasi, huzur ve güven ortamının tercih edilmesinde başlıca etken teşkil ettiğini vurguladı.

Cumhuriyet Meclisi’nden yapılan açıklamaya göre Öztürkler, Meclis’in “Gündem Özel” programında Hakikat Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Güven Arıklı’nın gündeme dair sorularını yanıtladı.

CTP’nin Olağanüstü Toplantı Çağrısı ve Güvenlik Çalışmaları

Cumhuriyetçi Türk Partisi’nin Meclis’i olağanüstü toplantıya çağırmasıyla ilgili konuşan Öztürkler, bu çağrıya saygı duyduğunu ifade etti. Meclis Başkanlığı olarak yasa ve İçtüzük hükümlerini harfiyen uygulamakla yükümlü olduklarını belirten Öztürkler; hükümet, polis teşkilatı, Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı ve ilgili bakanlıkların yaşanan olaylarla ilgili gerekli çalışmaları kararlılıkla yürüttüğünü kaydetti.

Düzensiz göçle mücadele adımlarına da değinen Öztürkler, Düzensiz Göçle Mücadele Merkezi’nin hayata geçirilmesinde imzasının bulunduğunu hatırlattı. Başbakan Ünal Üstel’in de bu konunun önemine sıklıkla dikkat çektiğini aktaran Öztürkler, merkezin Türkiye Cumhuriyeti’nin ekipman desteğiyle faaliyetlerini sürdürdüğünü bildirdi. Öztürkler ayrıca, süreç içerisinde Ulusal Birlik Partisi’ne yönelik ilginin ve ivmenin yükseldiğini, yapılan kamuoyu yoklamalarının da bunu doğruladığını dile getirdi.

“AB ve BM Artık Gerçekleri Görmelidir”

Programda Kıbrıs sorununa da değinen Meclis Başkanı Öztürkler, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Lideri Nikos Hristodulidis ile Meclis Başkanı Annita Dimitriu’nun açıklamalarını değerlendirdi. Rum tarafının “Kıbrıs Cumhuriyeti” unvanının arkasına sığınarak KKTC lehine olabilecek hiçbir uzlaşıya imza atmayacağını ifade eden Öztürkler, Birleşmiş Milletler’in geçmişte Kıbrıs Türk halkını cezalandırdığını ve verdiği taahhütleri yerine getirmediğini söyledi.

1974’te Ada’ya gelen barış ve huzurun yalnızca Kıbrıs Türklerine değil, Rumlara da sağlandığını hatırlatan Öztürkler, 20 Temmuz Barış Harekâtı’na giden süreçte yaşanan 15 Temmuz Yunan darbesinin ve Enosis girişimlerinin unutulamayacağını belirtti.

İzolasyonların Kaldırılması Çağrısı

Ada’da sürdürülebilir bir uzlaşının sağlanabilmesi için Kıbrıs Türk halkına uygulanan izolasyonların kaldırılması gerektiğini vurgulayan Öztürkler, şu ifadeleri kullandı

“Gençlerimiz kendi bayraklarıyla müsabakalara katılsın. Doğrudan ticaret ve serbest dolaşım sağlansın. BM bunu Güney’e de hissettirmelidir. AB ve BM artık silkinmeli ve gerçekleri görmelidir.”

Kendisinin de bir anlaşmadan yana olduğunu ancak kabul edilecek herhangi bir mutabakatta Kıbrıs Türk halkının özden gelen haklarının açıkça yer alması ve korunması gerektiğini belirten Öztürkler, Rum tarafında Girne, Maraş, Karpaz ve Güzelyurt’a yönelik dillendirilen söylemleri “hayal” olarak nitelendirerek, bu yaklaşımların yalnızca şarkılarda ve türkülerde kalacağını kaydetti.

Türkiye ile Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin askeri gücünün kıyaslanamayacağına işaret eden Öztürkler, Rum tarafının çeşitli ülkelerle yaptığı askeri anlaşmaların “boş vaatlerin ötesine geçmeyeceğini” belirtti. 2004 yılında Kıbrıs Türk halkının BM ve AB’ye daha fazla güven duymuş olabileceğini hatırlatan Öztürkler, gelinen aşamada dünyadaki gelişmelerin güvenliğin ve güvencenin ne denli hayati olduğunu bir kez daha kanıtladığını sözlerine ekledi.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.