06 Nisan 2025 Pazar
Türkiye Bankalar Birliği (TBB), bazı haberlerde yer alan, bankaların müşterilerini 20 bin liraya kadar olan işlemlerini gişeden yapmak yerine ATM’lere yönlendirdiği iddialarına ilişkin, Birliğin böyle bir kararı ve açıklamasının olmadığını bildirdi.
TBB’den yapılan yazılı açıklamada, “Dijital platformlarda yayın yapan bazı medya kuruluşlarının haberlerinde bankaların müşterilerini, 20 bin TL’ye kadar olan işlemlerini gişeden yapmak yerine ATM’lere yönlendirdikleri belirtilmekte ve TBB’nin açıklamalarından bahsedilmektedir. TBB’nin konuyla ilgili bir kararı ve açıklaması bulunmamaktadır.” ifadelerine yer verildi.
Çin, ABD’nin “karşılıklı tarifeler” kapsamında ülkeden ithal ürünlere getirdiği yüzde 34’lük gümrük vergisi artışına karşı, dünyaya “tek taraflılığa ve korumacılığa karşı çıkma” ve “çok taraflı ticaret sistemini koruma çağrısında bulundu.
Çin Dışişleri Bakanlığı, ABD’nin tarife artışları konusunda ülkenin siyasi pozisyonunu detaylandıran bir açıklama yayımladı.
Açıklamada, ABD’nin Çin dahil ticaret ortaklarına uyguladığı gümrük tariflerinin ülkelerin meşru haklarını ve çıkarlarını tehdit ettiği, Dünya Ticaret Örgütü kurallarını ihlal ettiği ve çok taraflı ticaret sistemine zarar verdiği vurgulandı.
ABD’nin eylemlerinin temel ekonomik ilkeler ve piyasa normlarına aykırı olduğu, çok taraflı ticaret müzakereleriyle elde edilen dengeli sonuçları ve ABD’nin uzun zaman uluslararası ticaretten fayda sağladığı gerçeğini göz ardı ettiği belirtilen açıklamada, Çin hükümetinin bunu kınadığı ve karşı çıktığı belirtildi.
ABD’nin “karşılıklılık” ve “adalet” kisvesi altında sıfır toplamlı bir oyuna giriştiği, bunun özünde “önce Amerika” ve “Amerikan istisnacılığı” amaçlarını güttüğü kaydedilen açıklamada, gümrük tarifelerini bencil çıkar için baskı aracı olarak kullanmanın tek taraflılığın, korumacılığın ve ekonomik zorbalığın tipik örneği olduğu savunuldu.
Açıklamada, ABD’nin uluslararası ekonomik ve ticari düzeni saptırmak için tarifeleri istismar ettiğine, küresel ortak faydaya karşı kendi çıkarlarına öncelik verdiğine, kendi ekonomik gündemi için ülkelerin meşru çıkarlarını feda ettiğine işaret edilerek, “Bu eylemler kaçınılmaz olarak uluslararası toplumun yaygın muhalefetiyle karşılaşacak.” denildi.
“Çin, dünyaya kapılarını daha fazla açacak”
Çin’in ABD’nin bu adımlarına karşı egemenliğini, güvenliğini ve kalkınma çıkarlarını korumak için kararlı tedbirler alacağının altı çizilen açıklamada, Washington yönetimine, tarifeleri Çin ekonomisini ve ticaretini bastırmak için silah olarak kullanmaya ve Çin halkının meşru kalkınma hakkının altını oymaya son verme çağrısı yapıldı.
Açıklamada, Çin’in reform ve dışa açılma politikası sürdüreceği, kural, düzenleme yönetim ve standartlarını geliştirerek piyasa odaklı, hukuka dayalı ve uluslararası bir iş ortamını sağlayacağı vurgulanarak, “Dünyanın en büyük ikinci ekonomisi ve en büyük ikinci tüketici ürünleri pazarı olan Çin, uluslararası durum nasıl değişirse değişsin, kapılarını dış dünyaya daha fazla açacak.” değerlendirmesinde bulunuldu.
Ekonomik küreselleşmenin toplumun kalkınması için tek yol olduğuna ve merkezinde DTÖ’nün olduğu kurallara dayalı çok taraflı ticaret sisteminin küresel ticaret, ekonomik büyüme ve sürdürülebilir kalkınmaya önemli katkı sağladığına işaret edilen açıklamada, açıklık ve işbirliğinin tarihin eğilimi olduğu, dünyanın karşılıklı izolasyon ve bölünmeye geri dönmemesi gerektiği kaydedildi.
Açıklamada, karşılıklı faydaya ve kazan-kazan sonuçlarına dayalı işbirliğinin insanlığın ortak özlemi olduğu savunularak, “ABD’nin komşuyu zarara sokma politikası sonunda geri tepecek.” ifadeleri kullanıldı.
Kalkınmanın bir ülkeler azınlığının imtiyazı değil, tüm ülkelerin evrensel hakkı olduğu, ekonomik küreselleşmeyi daha açık, kapsayıcı, evrensel olarak faydalı ve dengeli hale getirmenin uluslararası toplumun ortak sorumluluğu olduğu vurgulanan açıklamada, şunlar kaydedildi:
“Ticaret savaşlarının ve tarife savaşlarının kazananı olmaz, korumacılık çıkmaz sokaktır. Tüm ülkeler, gerçek çok taraflılığı savunmalı, tek taraflılığın ve korumacılığın tüm biçimlerine karşı, merkezinde Birleşmiş Milletlerin olduğu uluslararası sistemi ve merkezinde Dünya Ticaret Örgütünün olduğu çok taraflı ticaret sistemini savunmak için birlikte çalışmalı. Dünya, hegemonyayı değil eşitliği kucaklamalı.”
Trump’ın “karşılıklı tarife” artışı ve Çin’in tepkisi
Çin’in adımı, ABD’de Başkan Donald Trump’ın “karşılıklı tarifeler” kapsamında Çin’e ek yüzde 34 gümrük tarifesi getireceğini açıklamasının ardından geldi.
Washington yönetimi, Çin’e yüzde 10 baz tarifeye ilave olarak yüzde 24 “karşılıklı tarife” olmak üzere toplam yüzde 34 ek gümrük tarifesi getirileceğini açıklamıştı.
Yeni tarife artışlarıyla ABD’nin Çin’den ithal ürünlere uyguladığı asgari gümrük tarifesi yüzde 54’e kadar çıkmıştı.
Çin, ABD’nin tarife artışlarına tepki gösteren ilk ülke olmuş, yüzde 34’lük tarife artışına karşı aynı oranda ek tarife uygulayacağını duyurmuştu.
Pekin yönetimi, ayrıca, Dünya Ticaret Örgütünde ABD aleyhine dava açmış, bazı nadir toprak elementlerinin ihracatına kısıtlama getirmiş ve ABD şirketlerine yönelik yaptırımlar açıklamıştı.
ABD’nin başkenti Washington’da bir araya gelen binlerce kişi, Filistin’e destek gösterisi düzenledi.
Yaklaşık 300’e yakın sivil toplum kuruluşunun destek verdiği gösteride, binlerce kişi başkentteki Capitol binası karşısındaki National Mall alanında toplandı.
Burada ellerinde Filistin bayrakları ile “Bırakın Gazze yaşasın”, “Gazze ölürse insanlık olur”, “Siyonizm eşittir ölüm” yazılı pankart ve dövizlerle İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarını protesto eden göstericiler, “Filistin’e özgürlük”, “Soykırıma son”, “Trump, Filistin soykırımı hakkında saklanamazsın” sloganları attı.
Trump yönetiminin İsrail’e verdiği desteğe de tepki gösteren göstericiler arasında, ellerinde “Filistinli annelerin çığlıkları peşimizi bırakmayacak” yazılı büyük bir pankart taşıyan bir grup kadın, kucaklarında kefene sarılı bebek maketleri ve üzerinde kırmızı boyalarla İsrail’in Gazze’de öldürdüğü çocuklara vurgu yaptı.
Gösteride ayrıca İsrail saldırıları sonucu hayatını kaybeden çocukları temsilen Capitol binası karşısında yere dizilen yüzlerce çocuk ayakkabısı sergilendi.
Başkent dışındaki eyaletlerden de destek için geldiği Kongre binası önündeki protesto gösterisinde Ortodoks Yahudi grupların bulunması dikkati çekti.
Gösteride ayrıca Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) görevlileri tarafından Filistin’e destek verdiği için sınır dışı edilmek üzere geçen haftalarda gözaltına alınan Columbia Üniversitesinden Filistinli aktivist Mahmud Halil ve Tufts Üniversitesinden Türk doktora öğrencisi Rümeysa Öztürk’ün serbest bırakılmasını isteyen dövizler yer aldı.
Yapılan konuşmalardan sonra dev bir Filistin bayrağı taşıyan göstericiler, başkentteki ICE genel merkezi önüne yürüdü.
Washington DC polisi, protesto nedeniyle çevrede geniş güvenlik önlemleri alırken, bazı sokak ve caddeleri trafiğe kapadı.
Gazze Şeridi’nde yetersiz beslenme tedavisi gören çocukların, İsrail’in uyguladığı abluka nedeniyle ciddi risk altında olduğu belirtildi.
Birleşmiş Milletler Uluslararası Çocuklara Yardım Fonu’ndan (UNICEF) yapılan yazılı açıklamada, 18 Mart’tan bu yana Gazze’de yetersiz beslenme tedavilerinin yapıldığı merkezlerin yüzde 15’inin, İsrail ordusunun tahliye emirleri veya bombardıman nedeniyle kapatıldığı kaydedildi.
Uygulanan abluka ve söz konusu merkezlerin kapanması nedeniyle bu merkezlere bağlı yaşayan 350 çocuğun hayatının ciddi risk altında olduğu ifade edildi.
Gazze’nin orta ve güney kesiminde, bebeklere yönelik ek gıdaların tükendiği ve geriye yalnızca 400 çocuğa bir ay yetecek kadar hazır bebek maması kaldığı dile getirildi.
İsrail’in 2 Mart’tan bu yana Gazze’ye yardım girişine izin vermediği hatırlatılan açıklamada, savaşın başından bu yana yaşanan bu en uzun yardım kesintisinin, gıda, temiz su, ilaç ve barınak sıkıntısına neden olduğu vurgulandı.
Yaşam için gerekli maddeler temin edilmeden yetersiz beslenme vakaları ile hastalıkların daha da kötüleşerek çocuk ölümlerinde artışa yol açabileceği aktarıldı.
Açıklamada, “Gazze Şeridi’nde önümüzdeki haftalarda yakıt biterse, bir milyon kişinin içme suyuna erişim oranının 4 litrenin altına düşebileceği, bunun da aileleri güvenli olmayan su kullanmaya zorlayabileceği ve özellikle çocuklar arasında salgın riskinin artabileceği” uyarısında bulunuldu.
İsrail, Hamas ile 19 Ocak’ta varılan ateşkes ve esir takası anlaşmasının 42 günlük birinci aşamasının sona ermesinin ardından 2 Mart’ta Gazze Şeridi’ne insani yardımların girişini durdurma kararı almış, 18 Mart sabahı da Gazze’de şiddetli saldırılara yeniden başlamıştı.
Şarkıcı Mert Demir, uzun bir aranın ardından ilk kez konser verdi. Tarzını değiştiren ünlü şarkıcının saçlarını kestirip bıyık bırakması gündem oldu. Demir, imajını değiştiren tek isim değil. Kimi estetik operasyon yaptırıyor, kimi saçında küçük bir değişimle bambaşka bir görünüme bürünüyor. Bazıları ise estetik yaptırmıyor ve yılların akışına bırakıyor kendini. İşte ünlü isimlerin değişimleri…
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.