ABD Ürdün’ü yeni müttefikler aramaya sevk ediyor

ABONE OL
Temmuz 1, 2019 09:09
0

BEĞENDİM

ABONE OL

ABD’nin haziran ayında açıklaması beklenen “Yüzyılın Anlaşması” planının bölgedeki yansımalarına ilişkin değerlendirmede bulunan siyaset uzmanları, planın Ürdün’ün Filistin’deki kutsal mekanlar üzerindeki rolünün görmezden gelindiğine dikkat çekiyor.

“Yüzyılın Anlaşması” planıyla, ABD’nin önceliğinin İsrail olduğunu ve müttefiki Ürdün’e sırtına döndüğünü belirten uzmanlar, Ürdün’ün ise bu durum nedeniyle yeni müttefik arayışına girdiğini söylüyor.

Ürdün’ün kendine yeni ittifaklar bulması gerekliliğini vurgulayan uzmanlar, bu noktada Filistin davasına destek veren tutumu ve güçlü duruşuyla Türkiye ve Katar’ın iyi bir çıkış olabileceğini düşünüyor.

Yermuk Üniversitesinde Öğretim Görevlisi olan Ahmet Said Nevfel, devletlerin zaman zaman müttefiklerini değiştirdiğini, özellikle dünya düzeninin de değişmesiyle müttefiklerin değiştiğini belirterek, şu an mevcut ortamın Ürdün’ün yeni müttefikler seçmesini gerektirdiğini ifade etti.

ABD’nin Kudüs’ün egemenliğinin İsrail’de olduğunu açıklamasıyla Ürdün’ün Filistin üzerindeki konumuna saygı göstermediğine işaret eden Nevfel, “ABD, Ürdün’ün en büyük destekçisiydi ancak Amman’ın Filistin’deki statüsüne ve anlaşmalara rağmen ABD, Ürdün’ün bu konumunu göz ardı etti” dedi.

“Ürdün, Türkiye, İran ve Rusya gibi yeni müttefikler istiyor”

Nevfel, dünyada ve Orta Doğu’da siyasi açıdan stratejik değişiklikler olduğunu dile getirerek, Ürdün’ün müttefiklerini yeniden belirlemesi gerektiğinin altını çizerek, Ürdün’ün Türkiye, İran ve Rusya gibi yeni müt tefikler istediğini aktardı.

“Ürdün’ün, Türkiye gibi güçlü ülkelerle ilişkileri geliştirmesi gerek” diyen Nevfel, bölgede kaos olduğunu ve yeni ittifaklar kurulmasının gerekli olduğunu söyledi.

Nevfel, Körfez ülkelerinin, özellikle yaşadığı ekonomik krizde Ürdün’e sırt çevirdiğini belirterek, Ürdünlü yetkililerin, ülkenin içinde bulunduğu krizi aşması için Körfez ülkelerinin Ürdün’e yardım etmesi gerektiğini vurguladığını ancak bunun olmadığını ifade etti.

Nevfel, “Her ülkenin kendi çıkarlarına uygun hareket etmesi gerek, Ürdün’ün çıkarları ise yeni müttefikler bulmasını gerektiriyor” diye konuştu.

Ürdün Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Görevlisi Mazın el-Akili de, ABD yönetiminin, Ürdün gibi müttefiki ülkelerin çıkarlarına karşı olmasına rağmen bazı Arap ülkelerinin de desteğiyle İsrail’in çıkarlarını koruduğunu belirtti.

“Yüzyılın Anlaşması” planına ilişkin sızdırılan verilere göre, Ürdün aleyhine Filistin davasının tasfiye edildiğini, Ürdün ve Filistin’in rolünün görmezden gelindiğini aktaran Akili, bunun Amman-Washington arasındaki ilişkilere soğuk bir şekilde yansıdığını dile getirdi.

“Katar ve Türkiye geçici bir çıkış olabilir”

Akili, bu durumun başta Ürdün olmak üzere Filistin davasıyla ilgili ülkeleri zor duruma soktuğunu belirterek, “Ürdün’ün uluslararası destek arayışını sürdürmesi gerekiyor. Katar ve Türkiye’nin, ABD’nin bölgesel baskılarına direnecek geçici bir çıkış olabileceğini düşünüyorum” diye konuştu.

Akili, “Körfez ülkeleri, özellikle Arap-İsrail çatışması ve Filistin meselesinde, Ürdün’e daha önce sağladıkları desteği sağlamadılar ve İsrail’in Körfez ülkeleriyle temasları çok yüksek seviyelere ulaştı” ifadelerini kullandı.

Ürdün ve Körfez ülkeleri için tehdit oluşturan un surların farklılığının, aralarındaki anlaşmazlığı artırdığını ve gerginliğe sebep olduğunu vurgulayan Akili, her ülkenin diğer ülkelerin çıkarlarını göz önüne almaksızın kendi çıkarlarını gözettiğini söyledi.

Bu noktada Körfez ülkelerinin, İran’ı güvenliğini tehdit olarak gördüğünü dile getiren Akili, Ürdün’ün ise Filistin-İsrail çatışmasının çözülmesini öncelik olarak gördüğünü belirtti.

Ürdün Parlamentosu Dışişleri Komisyonu Başkanı Nidal et-Taani ise, barışı seven ve terörle mücadele eden Ürdün’ün tüm kesimlerle denge içinde olduğunu ve tüm dünya ülkeleriyle ilişkiler geliştirmesinin kolay olduğunu söyledi.

Taani, Ürdün’ün istisnai şartlardan geçtiğini ve iyi bir eksene sahip olduğunu belirterek, bu ekseni ancak millete hizmet ederek koruyabileceğini ifade etti.

Siyasette yasakların olmadığını söyleyen Taani, her ülkenin kendi çıkarına uygun ittifaklar bulma hakkı olduğuna dikkat çekti.

“Yüzyılın Anlaşması”

ABD Başkanı Donald Trump’ın İsrail-Filistin meselesinin çözümü konusunda öne sürdüğü, Suudi Arabistan, Birleşik Arapları Emirlikleri (BAE) ve Mısır’ın da destek verdiği belirtilen “Yüzyılın Anlaşması” planının, Filistin devletini kurmak iç in Sina topraklarının bir bölümünün alınmasını öngördüğü ileri sürülüyor.

Planın, Kudüs’ün tamamının İsrail’e bırakılması ve Batı Şeria’daki yasa dışı Yahudi yerleşim birimlerinin büyük bölümünün varlığını sürdürmesi gibi Filistinlilerin aleyhine maddeler içerdiği de belirtiliyor.

İsrail tarafından yerlerinden edilen 6 milyona yakın Filistinli mültecinin geri dönüş hakkı konusuna yer verilmediği kaydedilen planda, Filistin tarafına bazı maddi yardımlar ile Kudüs’ün kenar mahallelerinden birinin başkent olarak önerildiği ifade ediliyor.

İsrail basınında, ABD Başkanı Donald Trump’ın İsrail-Filistin meselesinin çözümü konusunda yakında açıklaması beklenen, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Mısır’ın da destek verdiği belirtilen “Yüzyılın Anlaşması” planının resmi olmayan maddeleri yayımlanmıştı.

Planın detaylarının gelecek haziran ayında açıklanacağı aktarıldı.

Öte yandan ABD, geçen yıl Birleşmiş Milletler Filistinli Mültecilere Yardım Ajansına (UNRWA) mali yardımları tamamen durdurma kararı almış ve bunun üzerine Amman UNRWA’yı desteklemek için uluslararası bir adım atmıştı. 

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP
300x250r
300x250r

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.