Bakan Soylu: İstanbul’u kimse kaçak göçmen merkezi olarak görmeyecek

Bakan Soylu: İstanbul’u kimse kaçak göçmen merkezi olarak görmeyecek

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Eyüpsultan’da Osmanlı Parkı Sosyal Tesisleri’nde Alibeyköy Şoförler ve Esnaf Odası üyeleriyle kahvaltıda bir araya geldi.

Terörün Türkiye’ye yarattığı maliyetleri azaltmak için teknoloji, insan kaynağı, istihbarat ve cesaretin bir arada olması gerektiğini dile getiren Soylu, “İHA, ATAK helikopteri olmasa, bunları üretmesek yapabilir miyiz? Yılbaşından bugüne kadar 454 terörist etkisiz hale getirildi, sadece iç güvenlik operasyonlarında. Bunun 49’u üst düzey terörist.” diye konuştu.

“Çok ciddi çalışıyoruz, gayret gösteriyoruz”

Bakan Soylu, doğu ve güneydoğu şehirlerinde huzur olduğunu, İstanbul’da annelerin Taksim’e gittiği için çocuklarını sorgulamadığını ifade ederek, şunları söyledi:

“İstanbul’da üst üste patlayan bombalar yerini Londra’da, Paris’te, New York’ta patlayan bombalara bıraktı, yerine Almanya’da yapılan terör eylemlerine bıraktı. İnanın çok ciddi çalışıyoruz, gayret gösteriyoruz. Bu topyekun, hep birlikte sağlanan bir seferberliktir.”

“Nizama, kurala uydurma konusunda da 6 ay süre istedik”

Süleyman Soylu, Suriyeli, Afgan, Pakistanlıların Türkiye’ye geldiğini dile getirerek, şöyle devam etti:

“Bize diyorlar ki ‘Bunları gönderin.’ Biz bunları ölümlü bölgelere gönderemeyiz. Orada ölüm kol geziyor hala. 331 bin kişiyi, Afrin’de Cerablus hattını, 4 bin kilometrekareyi güvenli hale getirdik ve gönderdik. Diyorlar ki ‘Bayramda niye gidiyorlar?’ Bayramda gönderme politikası bize ait. Sebebi şu; gitsinler eğer kendi bölgeleri güvenliyse orada kalsınlar. Bunu da başardık zaten. Her bayramda 40-45 bin kişi orada kaldı gittikten sonra, orayı gördüğü için. 2-3 günde gidip gelmesin, orada biraz dursun, imkanını araştırsın, kalabilirse kalsın diye.

6 ayda bu konularda milletimizin şikayetlerinin ortadan kalkacağı bir hazırlığı gerçekleştirdik. ‘Niçin şurada dükkanlarda kalıyorlar? Niçin düzensiz bir şekilde kalıyorlar? Niçin biz kurallara uyuyoruz, onlar bazı kurallara uymuyorlar?’ diye şikayet ettikleri kişiler için 6 ay bize süre versin İstanbul. Hiç merak etmeyin biz bunu uyuşturucuda söyledik, belli bir noktaya getirdik. Terörle mücadelede söyledik, belli bir noktaya getirdik.

Biz bunu trafikte söyledik, bakın yıl başından mayıs ayı sonuna kadar trafikteki ölümler yüzde 39-40 azaldı. Biz bunu ehliyette, nüfus kağıdında, pasaportta da söyledik. Şu anda 1 günde veriliyor. 1 yılda bu noktaya geldik.

Hiç kimse merak etmesin, İstanbul da rahat olsun. 6 ay içerisinde burada bulunan herkes, düzensiz, kaçak göçmen, uluslararası korumaya sahip, geçici korumaya sahip her kim varsa… Düzensiz göçmen, kaçak göçmenler, geçen yıl 4 bin 500’ü İstanbul’dan gönderildi, bu yıl 50 bin göndereceğiz. İstanbul’u kimse kaçak göçmen merkezi olarak görmeyecek. Bu kadar açık ve net.”

Kurtuluş mücadelesinde Afganların, Pakistanlıların Türkiye’ye yardımcı olduğunu anlatan Soylu, “Bizim görevimiz onları nizama, kurala uydurmak. Nizama, kurala uydurma konusunda da 6 ay süre istedik. Hiç kimse endişe etmesin. Kaçak olan kim varsa, suç işleyen kim varsa gereğini yerine getireceğiz.” dedi.

“Bedelini ve maliyetini hep beraber öderiz”

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, İstanbul’da 23 Haziran’da yapılacak seçimlere değinirken, katılımcılara şöyle seslendi:

“İki aday var biri Binali Ağabey, birisi Ekrem İmamoğlu. Birisinin ne yaptığı çok aşikar, onun hizmetlerini anlatmaya vaktimiz almaz. Ama bir hususiyeti söylemem lazım, 17 yıldır birlikte olduğu yol arkadaşını satmadı. Bu kadar açık ve net. Vefakar, samimi, hangi saldırılar gelirse gelsin bundan vazgeçmedi. Ekrem İmamoğlu… Hepimiz İstanbul’da yaşıyoruz. Çukurca, kayyumlarla 2 yılda Amerika’daki film platoları gibi oldu. Herkes hayran.

Beylikdüzü’nde bir şey olsa duyulur herhalde. 23 Haziran’da bu şehrin iklimini bozmaya çalışanlara fırsat vermeyin. Medeniyetimizin bize emanet ettiklerinin kıymetini bilmeyenlere fırsat vermeyin. Dün, burayı yönetirken eline yüzüne bulaştıranlara fırsat vermeyin. Bugün kendisini takiye ile gizlemeye çalışanlara fırsat vermeyin.

Huzurlu bir şekilde istikametimizi aynı ölçekte devam ettirmeye çalışalım. Ha kararı verdi İstanbul… Kararı verdikten sonra yapabileceğimiz bir şey yok. ‘Bundan sonra karar İstanbul’un kararıdır.’ der, geçer gideriz. Ama bunun bedelini ve maliyetini hep beraber öderiz.”

Kaynak: AA

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?