Canice Arkadaşının Boğazını Keserek Öldüren Katilin Cezai Ehliyeti Yokmuş

Canice Arkadaşının Boğazını Keserek Öldüren Katilin Cezai Ehliyeti Yokmuş

Arkadaşı Tevfik Uzunoluk’u, boğmaya çalışan, bıçakla defalarca yaralayıp sonunda boğazını keserek öldüren Tevfik Utku Polat, “akıl hastası” iddiasıyla doktor kontrolünden geçirilecek…

Doğu Akdeniz Üniversitesi’nde aynı bölümde okuduğu arkadaşı Tevfik Uzunoluk’u, elleriyle boğazını sıkıp darp eden, marketten aldığı tahta saplı bıçakla yaraladıktan sonra boğazını keserek vahşice öldüren Tevfik Utku Polat ile ilgili yargı süreci başlıyor.

DAÜ’deki bir yurt odasında 22 Kasım 2015 tarihinde işlenen ve insanın kanını donduran cinayetle ilgili Tevfik Utku Polat, dün, Melek Esendağlı’nın başkanlığında Yargıç Murat Soytaç ve Yargıç Seran Bensen’den oluşan Ağır Ceza Mahkemesi’nin huzuruna çıkarıldı.

Duruşma süresince başı yerden kalkmayan genç sanığı savunan Avukat İbrahim Demirtaş, itham öncesi, mahkemeye, psikolojik sorunlar yaşayan müvekkilinin akıl hastası olup, olay anında cezai ehliyeti bulunmadığını ileri sürdü. Demirtaş, sanığın doktor kontrolünden geçirilmesinin sağlaması için talepte bulundu.

Heyet tarafından değerlendirilen talep, uygun bulunarak muayenenin gerçekleştirilmesi için savunmaya fırsat tanındı.

Böylece, masrafları sanığa ait olmak üzere, sanığın kendisinin veya avukatının tayin ve talep edeceği doktor tarafından cezaevinde, cezaevi müdürü tarafından alınacak tedbirler dahilinde muayenesinin yapılmasına olanak sağlanmasının yolu açıldı.

Bu doğrultuda, başkan Melek Esendağlı, Lefkoşa Merkezi Cezaevi Müdürü tarafından gerekli tedbirlerin alınmasına emir ve direktif verdikten sonra,  “taammüden adam öldürme”, “adam öldürme”, “ciddi darp” ve “kanunsuz bıçak taşıma” davalarından itham için, 17 Ekim 2016 tarihine tehir etti.

Akıl hastalığı var

Tevfik Utku Polat’ı savunan Avukat İbrahim Demirtaş,  itham öncesi, ilk günden beridir defaten tekrarladığı iddiasını yineledi ve müvekkilinin psikolojik sorunlar yaşadığını belirterek, doktor kontrolünden geçirilmesini talep etti.

Avukat müvekkilinin, akıl hastası olup, olay anında cezai ehliyeti bulunmadığını ileri sürdü ve sanıkla ilgili hazırlanan raporun bir saatlik kontrollerden sonra hazırlandığını, raporun en az 8, en çok 10 saatlik kontrollerden sonra hazırlanması gerektiğini iddia etti ve “Rapor geçersiz” dedi.

Adil yargılanma ilkelerine atıfta bulunan İbrahim Demirtaş, yargılanmada en önemli ilkenin silahların eşitliği ilkesi olduğunu söyledikten sonra, “Rapor yetersiz. Sanık bir kez daha kontrolden geçmelidir. Yasa bize bu hakkı verir. Talebimiz, adaletin tecellisine etki edecek. Mahkemenin uygun göreceği yer ve tarihte, Dr. Fazilet Öztürk dışında uygun görülen bir uzman tarafından muayene edilmesini istiyoruz” dedi ve takdiri mahkemeye bıraktı.

Talep ‘usulsüz’

İddia Makamı Başsavcılık adına davayı yürüten Kıdemli Savcı Mustafa İldeniz ise talebe, usulsüz olduğu gerekçesiyle itiraz etti.

Kıdemli Savcı Mustafa İldeniz, talebin, gecikmiş olduğunu söyledi ve “Savunmanın, böyle bir müracaatı yapabilmesi için, sanığın itham edilmesi, ithama cevap vermesi gerek. Bu safha yok, pas geçildi. Bu mümkün değil. Dolayısıyla, cevaba davet edilen sanığın hal ve hareketleri mahkeme tarafından gözlemlenemedi. Objektif kıstas ve koşullar oluşmadı” dedi.

Mustafa İldeniz, şöyle devam etti:

“Müracaat, son derece koşulları uyuşmamış bir müracaattır. Talep, yasal dayanak, şahadet ve malzemelerden yoksundur. Mahkemenin, sanığın üzerinde gözlemleyeceği bir durum oluşmadı. Sanık itham edilmedi, ithama cevap vermedi. Öte yandan ispat külfeti üzerimde, ilk tahkikat duruşmasında yerine getirdim, yükü üzerimden attım. Dr. Fazilet Öztürk’ün sanığın, cezai ehliyeti tam olduğuna dair raporu var. Savunma çürütmeye çalışıyor karşıyım. 15 yıllık meslek hayatımda ithamdan evvel böyle bir müracaat yapıldığını ilk kez gördüm. Eğer şartlar oluşmuş ve gerekliliği de mevzu bahis ise adres belli, Barış Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’dir. Prensipleri bellidir. Çok iddialıysalar, itham edelim alalım sanığın cevabını.”

Mustafa İldeniz, tüm söyledikleri doğrultusunda, avukatın iddiasının mesnetsiz olduğuna vurgu yaptı ve mahkemeden madde 71 altında koşullar oluşmadığı gerekçesiyle talebi reddetmesini istedi.

Düzenlemeler açıktır

Melek Esendağlı’nın başkanlığında Yargıç Murat Soytaç ve Yargıç Seran Bensen’den oluşan Ağır Ceza Mahkemesi, yarım saatlik aradan sonra, taleple ilgili kararını açıkladı.

Başkan Melek Esendağlı, sanığın aleyhinde “taammüden adam öldürme”, “adam öldürme”, “ciddi darp” ve “kanunsuz bıçak taşıma” ithamları bulunduğunu belirttikten sonra, sanık avukatının itham öncesi müracaatı ile iddia makamının itirazından söz etti.

Esendağlı, yasal mevzuatı ve yasal mevzuatla Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ndeki düzenlemelerden bahsederek, “Madde 17’deki Hak Arama Özgürlüğü ve Yasal Yargı Yolu ile madde 18’deki Cezaların Yasal ve Kişisel Olması ve Sanık Hakları başlığı altındaki düzenlemeler açıkça ortadadır” dedi.

Talep uygun ve adil

Sanık avukatının talebini uygun ve adil bulduğunu açıklayan heyet başkanı Melek Esendağlı, “Savunma hakları bakımından sanığın arzu ettiği bir doktor tarafından muayene edilmesi imkânına sahip olmasını talep ettiğini gördüğümüzde, savunma hakları bakımından sanığın,  kendi doktoruna muayene edilmesini ve kendi tanıklarını mahkemeye getirme imkânına sahip olması gerektiği gibi, bu yönde savunmasıyla ilgili hazırlıkların yapılması imkanına da sahip olması gerektiği kanaatindeyiz” dedi.

Melek Esendağlı, belirttikleri ışığında mahkemenin, tutuklu olan sanığın, Lefkoşa Merkezi Cezaevi’nde gerekli tedbirler alındıktan sonra, avukatı tarafından gerekli bulunan defalarda muayene edilmesine ve bu yönde sanığın savunmasıyla ilgili durumunu değerlendirmesine olanak sağlaması için çare üretmesi gerektiği kanaatinde olduğuna vurgu yaptı.

İddia makamı tarafından bir emir verilecekse bunun Barış Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nde yapılması yönündeki itirazdan da söz eden Melek Esendağlı, kişilik hakları bakımından şahısların kendi arzu ettikleri doktora muayene haklarının elinden alınmasını uygun ve adil bulmadığını açıkladı.

Esendağlı, bu doğrultuda Lefkoşa Merkezi Cezaevi Müdürü tarafından gerekli tedbirlerin alınmasına da emir ve direktif verdikten sonra, davayı itham için, 17 Ekim 2016 tarihine tehir etti.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?