Çöpün yolculuğu sofralarda bitiyor

Çöpün yolculuğu sofralarda bitiyor

Türkiye’de her gün 70 bin ton, kişi başı ise 1,16 kilogram çöp üretiliyor.

Üretilen çöpler belediyeler tarafından genellikle gece saatlerinde toplanıyor ve çöp sahalarına götürülüyor.

Peki çöpler bundan sonra hangi aşamalardan geçiyor? Çöplüklerde ne gibi çalışmalar yürütülüyor? Cevapları sizler için araştırdık.

Atıktan geri dönüşüme

Çöplerin toplanarak ayrıştırıldığı ve geri dönüşüme kazandırıldığı yerlerden biri de Ankara’daki Mamak Katı Atık Yönetimi Tesisi…

Haftanın belirli günlerinde toplama araçları ile bölgede biriktirilmiş olan atıklar toplanıyor. Toplanan ambalaj atıkları, Mamak Ambalaj Atıkları Ayırma Tesisi’nde cinslerine göre ayrıştırılarak ekonomiye kazandırılıyor.

Çöplerin ayrıştırılması süreci

Toplama havuzuna getirilen çöpler ilk olarak tambur sisteminden geçiriliyor.
Tamamen bozulan plastikler, enerji üretmek üzere fermantasyon sistemine yönlendiriliyor.

Geri dönüşebilir atıklar ise ilgili tesislere gönderilerek ekonomiye kazandırılıyor. 

Üçüncü olarak kalan atıklar, tüketilmiş yakıt olarak endüstrinin kullanımına sunuluyor veya yakma tesisinde değerlendiriliyor. Son kalan atıklar ise sahada düzenli depolanıyor. 

Doğal çürüme süreci hızlandırılıyor

Anaerobik fermantasyon sistemi ile doğal çürüme sürecinin hızlandırılması yoluyla oksijensiz ortamda metan gazı ve kompost elde ediliyor. 

Bu sistem ayrı olarak toplanmayan, diğer atıklarla beraber evlerden karışık olarak toplanan evsel atığın içindeki organik kısım için tasarlanmıştır.

Organik kısım sebze, meyve, park ve bahçe atıklarından oluşuyor ve toplam atığın yüzde 50’sinden fazlasını oluşturuyor.

Atık ısı seralarda kullanılıyor

İş geliştirme direktörü Ali Rıza Öner, tesise günde bin 500 ton çöpün geldiğini söylüyor:

“Çöpler önce toplama havuzuna dökülüyor. Çöpleri, tambur sisteminden geçirerek organiklere ayırıyoruz. Organik olmayanların içerisinde plastik ve kâğıt gibi geri dönüşebilen ürünleri geri dönüşüm tesislerine gönderiyoruz. Organik maddelerle alakalı da bunları fermente ederek metan gazı üretiyoruz ve bir tankta topluyoruz. Bunları gaz motorlarında yakarak elektrik elde ediyoruz. Elde ettiğimiz bu elektriği şebekeye veriyoruz ve bu Türkiye’nin her yerinde kullanabiliyor. Buradan bir atık ısı çıkıyor bu atık ısıyı da seralarımızda kullanıyoruz.”

“Sıfır Atık, Sıfır Yaşla Başlar” 

Öğrencileri tesislerinde gezdirerek çöpün hikâyesini anlattıklarını belirten Öner, şunları anlatıyor:

“Bizim şöyle bir sloganımız var “Sıfır Atık, Sıfır Yaşla Başlar” diye. Buradaki tesislerde bizim bir eğitim yerimiz var. Milli Eğitim Bakanlığı ile yaptığımız anlaşma gereği Ankara genelinde hatta Türkiye genelinde anaokulundan başlayarak üniversiteye kadar öğrencilerimiz buraya geliyor ve tesislerimizi geziyorlar. Çöpün hikâyesini burada öğreniyorlar. Evlerine gittiklerinde daha bilinçli birey haline geliyorlar. Çünkü yedikleri, içtikleri ve attıkları şeyi burada gördükleri zaman olayı daha iyi değerlendiriyorlar.”

Öner, daha önceleri tesisin önünden kokudan geçilemediğini şimdi ise müze gibi insanların ziyaret ettiği bir yer haline geldiğini belirtiyor.

“Biz bu tesisleri yapmadan önce buralarda kokudan durulamıyordu. Ama şu anda hiç bir koku yok, insanlar gayet mutlu. Türkiye bu kötü kokudan, kötü çevreden kurtuldu. Buradaki bilgimizi Türk mühendisliğini, Türk işçilerini en kısa zamanda yurtdışıyla buluşturmak için elimizden gelen tüm çabayı gösteriyoruz. “

Çöplerin ortasında organik tarım

Çöplükler… Hemen hemen herkesin aklında atıkların öğütüldüğü bir yer. Metan gazı üretiminin de yapıldığı çöplüklerde bilinenin aksine farklı faaliyetler de yürütülüyor. Tıpkı Ankara Mamak’ta çöplerin ortasında yapılan organik tarım gibi.

Bu gaz, Mamak Katı Atık Yönetim Tesisi’nde içindeki zararlı maddelerden arındırılarak biyogaza, biyogazdan enerjiye dönüştürülüyor. Elde edilen enerjiyle seraların en büyük masrafı olan “ısınma” ihtiyacı karşılanıyor. Böylelikle Mamak Katı Atık Yönetim Tesisi’nde artık rengârenk çiçekler, hormonsuz domates ve çileğin kokusu yayılıyor. Seralarda üretilen patlıcan, domates, orkide, çilek ve salatalık Ankara halkına perakende olarak satılıyor.

Aynı zamanda tesiste bulunan eğitim merkezindeki laboratuvarda hastalıktan arındırılmış patates tohumu yetiştiriliyor.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?