Ata yadigarı tohumlar gen bankalarında korunuyor

Ata yadigarı tohumlar gen bankalarında korunuyor

Karakılçık buğdayı Anadolu’da bin 500 yıllık tarihe sahip bir ata yadigarı. Ekimi ve hasadı zahmetli olduğundan zamanla kaybolmuştu. Ta ki yeniden gün yüzüne çıkana kadar.

Tesadüfen ortaya çıktı

İzmir’in Seferihisar ilçesinde başlatılan bir tohum seferberliğinde tesadüfen ortaya çıktı. Yaşlı bir köylünün sandığında bulunan iki avuç Karakılçık, bin bir emekle çoğaltıldı. Bölge çiftçisi, bu değerli mirasa yeniden kavuştu. 

Kaybolmaya yüz tutmuşken yeniden keşfedilen karakılçık buğdayının tohumu son birkaç yıldır yeniden toprakla buluşuyor. Seferihisar’ın köylerinde yılda sadece bir kez ekimi yapılan tohumlardan yıllık ortalama 100 ton ürün elde ediliyor.

Seferihisar’ın köylerinde ekiliyor, unundan ekmek yapılıyor

Seferihisar’ın bazı köylerinde halen ekmeği de yapılıyor. 2 avuç tohumun bulunması sayesinde yeniden yapımına başlanan doğal ekmekler, köylülere geçim kaynağı oluyor. 

Seferihisar’ın Ulamış köyünde yaşayan Muazzez Duman, 89 yaşında. Ömrü, Karakılçık tarlalarında geçmiş. Bu yüzden olsa gerek, Karakılçık onun için çok daha kıymetli.

Yerel tohum çeşitleri, tohum gen bankalarında korunuyor

Anadolu’da Karakılçık gibi binlerce ata ve yerel tohum çeşidi var. Hepsi de gelecek nesillere değerli birer emanet.

Dünya nüfusunun artmasına bağlı olarak tohumların da stratejik değeri gün geçtikçe artıyor. Dolayısıyla ata tohumları devlet eliyle de özenle korunuyor. Türkiye’nin dört bir yanından toplanan ata ve yerel tohumlar, serin ve rutubetsiz tohum gen bankalarında muhafaza ediliyor.

İzmir’deki Ege Tarımsal Araştırmalar Enstitüsü’ne bağlı Ulusal Tohum Gen Bankası, 1963 yılından bu yana bilime ve Türk tarımına hizmet veriyor. Bankada binlerce tohum titizlikle korunuyor.

İzmir’deki Ulusal Tohum Gen Bankası’nda 3 bin 339 çeşit var

Bu tohumlar, gelecek nesiller için hayati önem taşıyor. Ege Tarımsal Araştırmalar Enstitüsü Müdürü Dr. Ali Peksüslü, “Ulusal tohum gen bankamızda 3 bin 339 türde 60 binin üzerinde tohum saklanmakta. Bu tohum gen bankamızda bulunan tohumların tamamı ülkemiz Anadolu coğrafyasında yetişen tohumlu bitkilerin tohumları, yabani akrabalarıdır.” dedi. 

Ülkelerin tohum zenginliğine sahip çıkması, geleceğini de teminat altına alması anlamına geliyor.

Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, “Düşünün ki ülkemizin her tarafında bir savaş var. 82 milyon ne kadar sürede ekmek ihtiyacını karşılayabilecek. İşte bu anlamda ülkemizin artık ben ciddi bir mesafe aldığını düşünüyorum. Yerel çeşitlerimize sahip çıkmak, yeni çeşitler üretmek, geliştirmek, melezlemek, bitki ıslahı… Kendi tohumlarımızı üretebilmenin çabası içerisindeyiz.” dedi. 

Türkiye dünya tohum ticaretinden aldığı payı artırmayı hedefliyor

Türkiye, dünyadaki tohum ticareti pastasından aldığı payı artırmayı hedefliyor. Ege Üniversitesi Tohum Teknolojisi Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Hülya İlbi şu bilgileri verdi. 

“2017 verilerine göre dünya tohum ticareti 62 milyar dolar. Son 10 yılda artan ivmede ilerliyor. 2023 yılında tohum ticaretinin 86 milyar ve üzerine çıkacağı düşünülüyor. Dolayısıyla ülkeler bu pastadan daha fazla pay almak için yeni çeşitler geliştirmek istiyorlar. Bugün Türkiye yüzde 1’ini alıyor o pastanın. Biz yerli çeşitlerimizle o pastadan payı daha fazla alırsak ülke ekonomisine katkı sağlamış oluruz.”

Haber: Elif Yıldırım Korkmaz

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?