Otizmli oğluyla birlikte yüzme dersleri alan örnek anne

Otizmli oğluyla birlikte yüzme dersleri alan örnek anne

Beylikdüzü Spor Kompleksinde yüzme dersi başlıyor. Engelli ve özel çocuklar neşe içinde havuzdaki yerlerini alıyor. İstanbul Gençlik ve Spor Müdürlüğü Engelli Yüzme Antrenörü Dr. Duran Arslan, çocuklarla teker teker ilgilenerek neler yapmaları gerektiğini söylüyor.

Kulvarlardan birinde bir anne ve oğlu birlikte yüzüyor: Tuğba İmral ve Tuğra İmral…

12 yaşındaki Tuğra, otizmli özel bir çocuk. Tuğba İmral ise hayatını oğluna adamış bir anne. Öyle ki Tuğra için yüzmeyi öğrenmekle kalmamış, onun adeta ikinci antrenörü olmuş… Tuğba İmral, örnek hikayesini TRT Haber’e anlattı.

Yüzme derslerine başlamanız nasıl oldu? 

Duran Hoca’nın adını hep duyuyorduk. Kendisiyle tanıştık. Tuğra, çok hareketli, hiperaktif bir çocuk olduğu için ilk başlarda kendisinin zorlanabileceğini söyledi. İlk önce tek olarak havuza giriyordu. Sonra Tuğra daha da hızlanmaya başlayınca benim de havuza girmemin, ona daha faydalı olabileceğini düşündü. Ben de kabul ettim. 

Sizinle birlikte havuza girmesinin nasıl bir etkisi oldu? 

Benim havuza girmemdeki amaç, Tuğra’nın hiç müdahale edilmeden kendi başına kulvarda gidip gelmesini sağlamaktı. Aralarda bekliyordu, ben onu sürekli kovalamak için havuza girdim. Duran Hoca bana da yüzme dersi veriyor. Artık benim de öğretmenim. Zaten biz annelerin hedefi nedir? Çocuklarımız daha iyi bir yere gelsin, hep daha iyi bir yerlerde olsun… Benim de tek amacım oğlumun çok iyi bir sporcu olabilmesi ileride. O yüzden bir sorun yok, onunla havuzda çok güzel vakit geçiriyoruz. 

Oğlunuzun ileride yüzmeyi devam ettirmesini ve mesleği haline getirmesini istiyor musunuz? 

Tabii ki istiyorum. Çünkü özel çocuklara spor çok iyi geliyor. Aslında sporla uğraşmasını istememin en büyük sebebi de bu. Onun ileride daha disiplinli ve daha iyi bir hayata sahip olması. Henüz 12 yaşında ama ileriki yaşlarda çok istiyorum dereceye girsin, Türkiye birincilikleri olsun… 

Çevrenizden nasıl tepkiler alıyorsunuz? 

Onlar da benim amacımı bildikleri için çok mutlu oluyorlar. Ben gerçekten oğlumun iyiliği için bu dünyadaki her şeyi yaparım. Havuza girmek zaten çok büyük bir iş değil benim için. Onunla birlikte Duran Hoca gir dediği sürece gireceğim havuza. Hem benim için de spor oluyor. 

Spor oğlunuzda nasıl bir etki yaptı? 

Gerçekten spor sağlık demekmiş, bunu çok daha iyi anladım. Kışın hava ne kadar soğuk olursa olsun biz havuza girdik. Herhangi bir sağlık problemi de yaşamadık. Tuğra suyu çok sevdiği için suda çok mutlu oluyor. Fizik olarak da gerçekten çok güzel gelişiyor. 

Sporcular aynı zamanda disiplini de öğreniyorlar. Bu anlamda da sporun oğlunuza katkısı olmuştur mutlaka? 

Duran Hoca zaten çok disiplinli. Tuğra’nın da biraz disipline ihtiyacı var. İleriki hayatında kuralları dinleyerek bir hayat sürmesi için bunun gerekli olduğunu düşünüyorum. O yüzden de yüzmeyi, sporu onun hayatından hiç eksik etmek istemiyoruz.

Son olarak sizin gibi özel çocuğu olan ailelere ne söylemek istersiniz? 

Özel çocukların ailelerinde bizim de yaşadığımız şöyle bir problem oluyor: aileler durumlarını kabullenmek istemiyorlar. Bu rahatsızlığı bir an önce kabullensinler. Aksi takdirde hem kendilerine hem de çocuklarına çok büyük bir kötülük yapmış olurlar. Kabullendikten sonra onlar için neler yapabileceklerini çok iyi araştırmaları gerekiyor. Ben bunu fark ettiğim zaman Tuğra 1,5 yaşındaydı. 2 yaşındayken eğitimlere başladık. Şu an oğlum 12 yaşında. Çocukların spora erken başlaması her hastalıkta olduğu gibi otizmde de çok önemli. Sadece kendilerini ve çocuklarını düşünmeleri gerekiyor. Kesinlikle etrafı düşünmemeleri gerekiyor. 

 

Kurgu: Cihan Karaahmetoğlu 

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?